Eriyen Saatler Falan Filan

EMİNE CUMA Eriyen Saatler Falan Filan

EMİNE CUMA
Eriyen Saatler Falan Filan
 
Zaman akıp gitmekte… Böyle deyince aklıma Salvador Dali’nin saat çizimleri geldi. Acaba sanatçı çizimlerinde zamanın akışını mı kastetmekteydi? Kim bilir! Öyle veya böyle heybemizdeki anları harcayıp tüketmekteyiz. Heybenin içini ise gören bilen yok. Elimizde miktarını bilmediğimiz bir hazine var sanki. Üstelik günbegün azalıp bitmekte…
 
İnsan ne kadar zamanının kaldığını bilse ne yapardı acaba? O zaman da ömrümüzü hunharca israf eder miydik? Bazıları her şeyi kalan vakte sığdırmaya çalışırken kimileri de boş verirdi muhtemelen. Bu soruyu bir de kendimize sorsak mı? Siz ne yapardınız mesela?
 
Uykuyu azaltırdık belki, yemeye içmeye daha az vakit ayırırdık. Para kazanmak için bu kadar zaman harcar mıydık sizce? Üç tane ev almaya uğraşır mıydık? Kimse kendini başkaları için üzmezdi o zaman. Kırmazdık birbirimizi veya kırılmazdık öyle her şeye. Zamanımızın çoğunu alan ekranların yüzüne bakan olur muydu ki? Yaradan’ın huzuruna gideceğimizden sebep daha çok hazırlık yapardık ve mahcup olmayı da istemezdik bence. Gözlerimi kapattım ve bu suali tefekkür ettim. Ömrüm biterken benim için mühim olanları zihnimde bir sıraya koymaya çalıştım. Ailem, çocuklarım, eşim, kitaplar, işim vs. uzadıkça uzadı. 
 
O kadar çok şey aklıma geldi ki tüm bunlar için mevcut zamanın, hatta bir ömrün dahi yetmeyeceğine kanaat getirdim işin sonunda. Ve başladığımız yere geri döndük gibi hissettim. Belki de ne kadar vaktimiz kaldığını bilseydik bir süre sonra o bilgiye de alışıp duyarsızlaşacaktık. Netice değişir miydi? Allahualem. Sonra aklıma şu sual geldi: Bugünkü aklımla hayatıma yeniden başlasam, şimdi nerede olurdum? Bu sorunun cevabını düşününce de nihayetinde yine aynı yerde olacakmışım gibi geldi. Test çözerken işaretlemememiz gerektiğini anladığımız şıkkı her defasında yeniden işaretlememiz gibi bir şey bu ki umarım bu hataya düşen sadece ben değilimdir. Belki de tüm ihtimallerde aynı kapıya çıkan bir biz vardır, bizden içeri… 
 
Velhasılıkelam, insanoğlunun yapmak istedikleri çok, zamanı ise kısıtlı! O nedenle zamanımızı bizi ileriye taşıyacak önemli işlerden başlayarak harcamakta fayda var. Tıpkı kavanoza ilk olarak büyük taşları koymak gibi… Kavanozu önce suyla doldurursak o taşları asla yerleştiremeyiz. Ve asıl yapmamız gerekenlere sıra gelemeden vaktimiz elimizden kayar gider. Eriyen Saatler Tablosunda olduğu gibi…
 
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir