EMİNE CUMA
Menzil Ama Ne Yöne?
Çalışmak, ev-araba almak, yazmak, okumak, çocuk yetiştirmek, evi derleyip toparlamak… Hep bir gayret, hep bir zorluk içinde emekler dururuz. Menzile varır mıyız? Bilinmez. Belki de asıl işimiz yolda olmaktır. Geçici olan bir mekânda kalıcı bir varış yeri mümkün de değildir doğrusu. Bu dünya seması kalıcı olmadığından güzel bir şekilde geçmek gerekmektedir bu yüzden.
Arapça “inilecek, varılacak yer” anlamına gelir menzil. Bu dünyada bir yere varabilir miyiz o zaman? Varamayacaksak tüm bu gayrete ne gerek var? Çabalarımız bizi nereye ulaştırır? Gelin birkaç örnek ile bu konuyu ele alalım.
Mesela çok çalışıp mülk edinme gayretindeki insan… Varını yoğunu makam ve mülk edinmek için harcasa… Veyahut ilimde derinleşmek isteyen kişi, gecesini gündüzüne katıp onlarca kitap yazsa, âlim desinler diye çabalasa… Misal bir ebeveyn, çocuklarım başarılı olsun, en iyi yerlerde benim çocuğum bulunsun diye o kurstan bu kursa koştursa… Kalbini, gününü ve gecesini doldurduğu makama, mülke, ilme, başarılı evlatlara belki zahirde kavuşur. Bu onu mutlu eder mi, etmeli mi?
Sahip olunana değil de işin aslına bakana hakikat âyan olacaktır. Kişi makam için çalışırken etrafındakileri harcadıysa, onlara çelme taktıysa; mülk edinirken haramı kattıysa, evlatlarına sadece dünya bilgisi ve sevgisi aşılayıp ruhunu aç bıraktıysa tüm bu edindikleri huzur verir mi?
Tam tersi de olasıdır. Yani mal ve evlat sevgisini, ilmin şöhretini tek gaye ve mutluluk sebebi kılmadan da bunlara sahip olmak mümkündür. Zordur ve bu her devirde zor olagelmiştir. "Su geminin içinde olursa batırır, altında olursa dayanaktır." der Mesnevi’de. "Hava ile dolu ağzı kapalı testi suda yüzer." der. Peki ya içi dünyalıkla doluysa, ağzı tamahkârlıkla her daim açıksa! Batması işten bile değildir.
Yazının başında dediğimiz gibi, dünyaya inen insanoğlu için menzil hiç bitmez. Gayret hep olacaktır. Bu gayretin yönü de bir çabaya binaen şekillenir. Asıl konu kalbimizde ne taşıdığımızdır. Her hâlimizde Allah’ın rızasını gözetmek… Asıl cenk burada başlar. Galip gelen de kalbinde taşıdıklarının kendisini batırmaması için her daim uyanık olandır. Zor dedik ama gözümüz de korkmasın. Çünkü her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten her zorluğun ardında bir kolaylık vardır.
Asanatlar "şiirden sinemaya" 
