Roma’da Türk Filmleri Haftası

Roma'da Türk Filmleri HaftasıYunus Emre
Enstitüsü’nden
Roma'da
Türk Filmleri
Haftası
 
Roma'da Türk Filmleri Haftası etkinliği Nuri Bilge Ceylan'ın "Ahlat Ağacı" filminin gösterimiyle başladı.
 
Roma'da Türk Filmleri HaftasıYunus Emre Enstitüsü tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün katkılarıyla düzenlenen Roma'da Türk Filmleri Haftası ödüllü yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın "Ahlat Ağacı" filminin gösterimiyle başladı.
 
Roma'da Türk Filmleri Haftası etkinliğinin Casa del Cinema’daki açılışına, Nuri Bilge Ceylan’ın yanı sıra YEE Başkanı Prof. Şeref Ateş, Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Murat Salim Esenli, Türk ve İtalyan sinemaseverler katıldı.
 
Kırmızı halı geçişi ve kokteylle başlayan Roma'da Türk Filmleri Haftası etkinliğinde son filmi "Ahlat Ağacı" gösterilen yönetmen Ceylan ile söyleşi yapıldı.
 
Gösterim öncesi konuşan YEE Başkanı Prof. Ateş, böyle bir etkinliğe Roma’da ev sahipliği yapıyor olmaktan onur duyduklarını belirtti.
 
Roma'da Türk Filmleri Haftası"Bence Çehov hikâyelerinden binlerce film yapılabilir"
 
Filmin gösteriminin ardından yönetmen Ceylan, Türk ve İtalyan sinemaseverlerin sorularını yanıtladı.
 
Filmlerinde alıntı yaptığı isimler arasında Rus edebiyatının önde gelen isimlerinden Fyodor Dostoyevski ve Anton Çehov’dan sıkça yararlandığına dikkat çekilmesi üzerine Ceylan, "Kış Uykusu zaten direkt Çehov hikayesine yaslanan, Dostoyevski'den de alıntılar içeren bir filmdi. Ahlat Ağacı onlara dayanmasa da içinde Dostoyevski içeren alıntılar olduğu filmin sonunda yazıyor zaten. Başka bir sürü insandan da alıntılar var. Tabii Rus edebiyatı özellikle Çehov ve Dostoyevski benim sinemamda çok önemli oldu her zaman. Özellikle Çehov. Bence Çehov hikâyelerinden binlerce film yapılabilir, yine de bitmez." dedi.
 
"Bu biraz babama da benzeyen bir karakterdi aslında"
 
Ahlat Ağacı filmindeki karakterlerin kendi hayatından yakın birine dayanıp dayanmadığı sorusu yöneltilen Ceylan, "Gerçek kişilere dayanıyor. Tanıdığım insanların hayatından esinlendiğim bir şey. Akrabalarımdan bir tanesi. Bu baba karakteri aslında çok ilgimi çekiyordu ve onun üzerine ilk olarak film yapma düşüncesi oluşmuştu. Bu biraz babama da benzeyen bir karakterdi aslında." dedi.
 
“Kırsal kesimde genel olarak toplumun çoğunluğundan farklı özellikleriniz varsa bunlar, alay edilen öğeler haline gelebilir ve çok kolay ötekileştirilebilir. Dolayısıyla da aslında olumlu değerlendirilebilecek nitelikler bir suç olarak algılanır ve genellikle de gizlenir o şey." diyen Ceylan, Ahlat Ağacı filminin doğuşunu şöyle anlattı:
 
"Ben, bu babayla sohbet etmeyi çok seviyordum, açık fikirli geliyordu bana. Köylülerin ona hiç saygı duymadığını hatta alay ettiklerine tanık oluyordum. Babamda da benzer şeyler olduğu için eskiden, oralardan bir film yapabilir miyim diye düşünürken oğlu aklıma geldi. Çanakkale’de yerel bir gazetede çalıştığını biliyordum. Çok sohbete katılmazdı, biraz kapalı bir çocuktu. Bana babanla ilgili hatırladığın şeyleri yazar mısın, belki sonra bir film yaparız dedim. Sonra da unuttum, bir senaryo üzerine çalışıyordum. Derken ondan bir metin geldi 80 sayfa kadar. Ben bunu okur okumaz çok beğendim. Beni çok iyi anladığını, hatta onun ötesine geçen bir boyut eklediğini, çok dürüst ve itiraflarla dolu bir metin yazdığını gördüm ve şaşırdım. O anda diğer senaryoyu bırakıp, bunun üzerine çalışmaya karar verdim."
 
22-24 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen Roma'da Türk Filmleri Haftası etkinliği kapsamında toplam 7 ödüllü filmin gösterimi yapıldı.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir