blank

Mustafa Oral’dan Üç Yeni Kitap

Mustafa Oral’dan Üç Yeni KitapYazar
Mustafa Oral’dan
Üç Yeni Kitap
 
 Daha önce “Sana Aşktan Soruyorlar”, “Aşktan Öte Bir Yol” ve “Aşk İçre Rüyalar” isimli kitapları yayınlanan Asanatlar’ın da yazarlarından Mustafa Oral’dan Üç Yeni Kitap: “Aşk Lahikaları / Sevgiliye Mektuplar”, “Ben Böyle İyiyim Üstü Cennete Kalsın Rabbim” ve “Kuzey Işıkları (İnebolu Kahramanları)”  
 
Aşk Lahikaları / Sevgiliye Mektuplar
 
Bugün günlerden aşk.
Bu sabah buralarda güneş menekşe menekşe açsa da az sonra yağmur yine gelecek. Belki akşama doğru bahar başka çiçekler de getirir; bilemem. Ama ben her seferinde denizleri yırta yırta geldim kapına. Rüyalardan atlarım, dualardan tüfeklerim vardı. Şiirlerden bıçaklarım, şarkılardan kılıçlarım… Kendimle öyle çok savaştım ki her tarafım yara bere içinde. Denizlerden dağlara çıkıp haykırdım bir zaman: Hey Barla! Senin de benim gibi yaraların var mı? Yaralarla geldim ben sana. Belki yağmur sağaltır yaralarımı, diye kanayan yanlarımı yağmuruna tutmaya geldim. “Bir yağmur; eğer seher vakti gelirse, oturur denize, dayanır dağa; sana dönerim ben.” deyip sana döndüm.
Bugün günlerden aşk. Ben güne, güneşe, sana döndüm.”
 
Mustafa Oral’dan Üç Yeni KitapBen Böyle İyiyim Üstü Cennete Kalsın Rabbim
 
“Biraz yüksek sesle konuş
Yukarıdakiler duymuyor Allah’ım
İşitmek için bir kulak, görmek için bir gönül, gerçeği söylemek için bir dil, tutmak için bir el, yürümek için bir ayak, anlamak için bir akıl, sevmek için bir kalp yeter. İnsan küçük bir dünyadır, her şeye değer.
Yalnız kendini dinleyen başkasını işitemez. Yalnız kendine bakan başkasını göremez. Yalnız kendi derdiyle dertlenen başkasının derdini hissedemez. Yalnız kendini seven başkasını sevemez.
İnsan gözünü açıp dünyaya baksa ne çok güzellikler görecektir. İşte bu kitap acı ve hüzün gibi görünen şeyler içindeki güzellikleri gösteriyor. Mutlu olmak için birçok sebep olduğunu söylüyor.”
 
 
Mustafa Oral’dan Üç Yeni KitapKuzey Işıkları (İnebolu Kahramanları)
 
“Çağa damgasını vuran Bediüzzaman gittiği yerlerde derin izler bırakır. Sahabe saffetini taşıyan insanlar etrafında hâlelenir 1936 yılında Kastamonu'ya sürgün edilir. İnebolu sesine ses veren en önemli beldelerden biri olur. Çelebiler, Mırmırlar, Fakazlılar gibi güzide insanlar Bediüzzaman'a sahip çıkar. Nazif Çelebi önderliğinde muhteşem bir hizmet kervanı oluşur. Nur'un etrafında pervane olan bir avuç fedakâr çoluk çocuğuyla kervana katılır. Mekke dönemini hatırlatan zorlukların yaşandığı bir dönemde sahabe saffetiyle hizmeti omuzlarlar. Ölüm, hapis, sürgün, tecrit, takip ve ambargo tehditleri altında hizmet ederler. Kadın erkek, çoluk çocuk Risale yazar. Erkekler nur postacılığı yapar, diğer hizmetlere bakar. Risaleleri İnebolu Limanından Anadolu'ya sevk ederler.
 
Onlar kuzeyi, güneyi, doğuyu, batıyı aydınlatan Kuzey Işıklarıydılar Üstadları gibi kelle koltukta, kefen boyunda çileli bir hayattan sonra emaneti emin ellere teslim etmenin huzuruyla dünya sahnesinden çekildiler. Ektikleri tohumlar zamanla fidan oldu. Bugün artık İnebolu’da ebedi bir bahar var. Her yerde Nur'lar soluklanıyor. Onlar vazifelerini yapıp dünya kutbundan ahiret kutbuna göç ettiler. Dünyadan götürdükleri ışıklarla cennette nurlar içinde, yetiştirdikleri Nesilleri, bizleri seyrediyorlar. Ne mutlu onlara…”
 
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir