İstanbul Devlet Tiyatrosu Perdelerini Açıyor

“Radyum Kızları”
Oyunu ile
İstanbul Devlet Tiyatrosu
Perdelerini Açıyor
 
"Bir Peri Masalı Radyum Kızları" adlı oyunla İstanbul Devlet Tiyatrosu perdelerini açıyor.
 
2018-2019 sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürü Atilla Şendil,, Karden Kasaplar'ın kaleme alıp, Laçin Ceylan’ın yönettiği eserin dünya prömiyerinin 3 Ekim'de yapılacağını dile getirdi.
 
Laçin CeylanŞendil, eserin çok ilginç ve evrensel bir hikâyeyi ele aldığını belirttti: "(Radyum Kızları) İkinci Dünya Savaşı sıralarında Madam Curie’nin bulduğu radyum ve kadranında radyum olan, bunları (saatlere) işleyen kızların hikâyesini ele alıyor. Zaman içerisinde radyumun o kadar da masum olmadığı ortaya çıkıyor. Çoğu kanserle savaşıyor ve sonrasında hayatları bitiyor zaten. Bu bence en önemli projelerden bir tanesi." dedi.
 
Atilla ŞendilYücel Erten’in yönettiği "Hırçın Kız (William Shakespeare)" oyununun 11 Ekim'de sahneleneceğini aktaran Şendil, Okday Korunan’ın yönettiği ve bir edebiyat uyarlaması olan "Kendi Gök Kubbemiz (Yahya Kemal)" eserinin ise 18 Ekim’de yapılacak prömiyer gösteriminde izleyiciyle buluşacağını söyledi.
 
Şendil, geçen sezon oynanan eserlerin birçoğunun bu sezonda da devam edeceğinin altını çizdi:, "Biz bir repertuvar tiyatrosuyuz. Bütün oyunlarımız bizim cebimizde ve repertuvarımızda her zaman var. Mesela 'Profesyonel', 'Hamlet', 'Karmakarışık', 'İstasyon', 'Aile Sırları', 'Fatima'nın Erkekleri', 'Düdüklüde Kıymalı Bamya', 'Cehennem' ve 'İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı' gibi oyunlar devam edecek." dedi.
 
"Çocuk oyunlarının saati bir saat öne çekilecek"
 
Atilla Şendil, müzikal ve çocuk oyunlarının da sahneleneceğine işaret ederek, şu bilgileri verdi:
 
"Bütün dünyada Family Play adıyla kendine sahne bulan oyunlar var. Biz burada 7'den 77'ye şeklinde lanse edebiliyoruz zaman zaman. Bu tip oyunlara çok değer veriyoruz. Şöyle ki bunlardan bir tanesi 'Keloğlan Keleşoğlan', arkasından '80 Günde Devr-i Alem' gelecek. Geçen sezon 'Narnia Günlükleri'ne başlamıştık. Bunların da saatlerini bir saat öne çekiyoruz, aileler çocuklarıyla beraber bu oyunu seyredip vakitlice evlerine gidebilsin ve çocukları vaktinde yatabilsin diye."
 
Çocukların oyunlara aileleriyle birlikte geldiğinin altını çizen Şendil, "Ailelere de hitap edebilecek bir oyun olması lazım. Çünkü genelde aileler çocuk oyunlarında ya dışarı çıkıp oturuyor ya da içeri giriyor ve sıkılabiliyor. Bu oyunlar ise bütün aileye hitap edebilecek, beraberce keyif alabilecekleri oyunlar." dedi.
 
"Kosovalı Peer Gynt oyunu göçmen sorununu ele alıyor"
 
Şendil, Atatürk Kültür Merkezi yerine yapılacak Yeni AKM'de İstanbul Devlet Tiyatrosu'na da bir bölüm ayrıldığını aktararak, şu bilgileri verdi:
 
"Atölyelerin de olduğu bir yapı var, o projenin içerisinde. Eğer o hayata geçerse bizi çok rahatlatacak, çünkü Taksim’de şehrin göbeğinde olacağız. Şimdi birazcık zorlanıyoruz. Çünkü depolarımız ve atölyelerimiz başka yerlerde. Bu biraz da şehir içinde turne yapmak gibi oluyor. O nedenle bizim elimiz çok rahatlayacak diyebilirim."
 
Devlet Tiyatrolarının repertuvarında her zaman klasiklerle Türk oyunlarının yer aldığına vurgu yapan Şendil, "Tüm bunlar birer sanat eseri. Biz bir repertuvar oluşturuyoruz. Repertuvarımızdaki 'Radyum Kızları', 'Kendi Gök Kubbemiz', 'Keloğlan Keleşoğlan' ve 'Sahibinin Sesi' oyunları, yerli eserler. Bunun yanında klasiklerden de 'Hırçın Kız', '80 Günde Devr-i Alem' ve 'Kosovalı Peer Gynt' var." dedi.
 
Atilla Şendil, Yeton Neziray'ın kaleme aldığı 'Kosovalı Peer Gynt' oyununda göçmen meselesinin ele alındığına dikkati çekti:, "Bu sorun bizde de, Kosova'da da, Amerika'da da var. Dünyanın her yerinde var bu problem. Bu noktada diyebilirim ki; şaşırmaya hazır her seyirci için bir oyun var bizde." dedi.
 
İDT'nin yüzde 98 doluluk oranına ulaştığını vurgulayan Şendil, gerçekleştirilen turnelerle beraber geçen sezon toplam 305 bin seyirciye ulaştıklarını söyledi.
 
AA
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir