Hece Taşları Dergisinin 50. Sayısı

Hece Şiirleriyle
Dolu Dolu
 
Hece Taşları
Dergisinin
50. Sayısı Çıktı
 
Tayyib Atmaca’nın Genel Yayın Yönetmenliğindeki yine hece şiirleriyle dolu dolu olan Hece Taşları dergisinin 50. sayısı çıktı.
 
Bu sayıda şiirleriyle, yazılarıyla yer alan isimler:
 
Mustafa Sade, Adem Konan, Mustafa Doğan, Mustafa Işık, Hüseyin Sönmezler, Mehmet Rayman, Mustafa Berçin, Dr. Turgut Günay, Erdal Noyan, İlahə İmamova, Habil Yaşar, Ali İhsan Kekeç, Lütfü Kılıç, Yaşar Özden, Tayyib Atmaca, Ahmet Süreyya Durna, Necibe Taşkın Çetinkaya.
 
“Hece Taşları” dergisinin 50. sayısında yer alan Tayyib Atmaca’nın “Camdan Bakmayalım Birbirimize” yazısını ve Mustafa Sade’nin “Kâfir” şiirini tadımlık olarak alıntıladık, aşağıda okuyabilirsiniz.
 
TAYYİB ATMACA
Camdan Bakmayalım Birbirimize
 
Gözlerini gözlerimden kaçırma, camdan bakmayalım birbirimize, gözlükleri bir kenara koyalım, ben elif diyeyim be’yi sen söyle, kelimeler dilimizi yormasın, yetmemiş sözlerle cümleler kurup, mevzuyu boş yere dağıtmayalım, aklımıza hesap kitap gelmesin, can diyende canda çiçekler açsın, pencereden bahar girsin içeri, şen şakrak olalım çocuklar gibi, bayram coşkusuyla geçsin günümüz.
 
Susarak da konuşacak çok şey var, sancı diner yaslanınca kalp kalbe, gözgöze değince sözler tutuşur, ondördüne girer insanın ruhu, senlik benlik putlarını yıkarız, nerede kanayan bir yara görsek, önce avcumuzdan öncü kuşları, uçururuz peşinden biz de gideriz, birlikte yekinir erdemlerimiz, sevincimiz dalga dalga yayılır, üzüntümüz uçar karlı dağlara, hayata yeniden merhaba deriz.
 
Mesafeler uzak yakın farketmez, gönül kalk gidelim derse gidilir, zamanlar mekânlar kalkar aradan, gözünü yumarsın o sana gelir, gönlünü kaparsın o senden gider, canına bir ateş düşer o gelir, onun yüreğinde bir deprem olur, bahaneler üretmeden koşarsın, aklının yanında gölgesi olmaz, canını dişine takma sırası, onda mıydı bende miydi demeden, kalbinin hükmüne tabi olursun.
 
Yüreğini gözcü koysan yollara, sen onu beklerken o yola düşer, yaraların sızısını soyunur, dudakların yemlik toplar kuşlara, gazze’de kaşgar’ açe’de zulüm, aç karnına yüreğine oturur, elinle dilinle gücün yetmese, yağmur kuşlarından ordu kurarsın, onun kanı sende kaynar sen onda, kardeş çamurumuz tekrar karılır, amerika gider hülagû gibi, insan damarımız bir sürgün verir, golgota’da gargat arar yahudi.
 
MUSTAFA SADE
Kâfir
 
Ne anlatsam, benim dünyâm yıkık bir hânedir kâfir.
Gidenler gitti, ardın gam, ömür bîgânedir kâfir.
 
Kader bildim, boyun büktüm, yıkılmaz dağ idim çöktüm
Sinemden lav edip döktüm, gönül mestânedir kâfir.
 
Başım hicranla dolmuşken, keder hülyâmı yolmuşken
Yeisler karga olmuşken umut bir dânedir kâfir.
 
Visâlin nefsi gemlerken, hayâlin bağrı demlerken,
Muhabbet gamla damlarken, kinin peymânedir kâfir.
 
Dışım kahrınla kahrolmuş, bağım kor, güllerim solmuş
Dikenler kaplı bir yolmuş içim vîrânedir kâfir.
 
Ki ben zannetmişim gülden, zehir damlattı kâhkülden
Yeter dur, parçalandım ben okun kaç tânedir kâfir.
 
Nasıl olsun helal hakkım, kızıl kan oldu âfâkım
Perîşan şimdi idrâkım, akıl dîvânedir kâfir.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir