Gitme Desem

ZEYNEL-ABİDİN-KOÇ

ZEYNEL ABİDİN KOÇ
Gitme Desem
 
Gittin işte
Ardında toprak kokulu hasretler bıraktın da gittin
Heybetliydin
Bin yıllık ağıtlarla göğermiş bir çınar gibiydin
Serinliğinle dağıtırdın sam yellerini, alkarılarını
Gölgende oynardık, tahta kılıçlarla savaşa tutuşurduk
Ansızın çalınca sinsi ihtilal sirenleri
Sığınırdık ve iyice sokulurduk
Sana ve Allaha
 
Tut elimden biraz daha sıkıca desem; gülerdin
Gülerdin ve alnında gölgeler belirirdi
Sürgün çocukluğun gelirdi aklına
Hastane morgunda Ebeveynin
İsmini taşıdığın darağacında asılı yaralı Ceddin
Yetim kardeşlerin, tilmizliğin
Henüz on altısında öksüz eşin
Akıtmazdın yine de gözyaşlarını
Kasideler okutur için için ağlardın
           
Şehrayin zamanlarındı geceler beyaz sakalın ve giysilerinle
Alevli yakarışlarla karşılardın seheri
Seni nasıl da severdi fecir saati
Nasıl da kanat çırpardı ufuklara seninle ötüşen kuşlar
Kim bilir hangi meleğin kanadında yükselirdi sesin
Kim bilir kaç bin yıl gidilirdi bir geceye sığdırdığın seferin
Ey benim hasretim!
Ey içimdeki sesim, ahdim!
Görün bana
Anlat bana
Gel artık derdin
Gel artık. Huzurla
Gömülmeden erzel-i ömrün kör karanlığına
 
Gitme
Biraz daha kal desem: kalabilir miydin
gözlerin buğulanmaz mıydı
Dağıtır mıydın yine de esvaplarını
Çok ayrılıklar gömdü bedenim, elim, ayağım
Gözüm, kulağım, dilim, nefesim
Sabredin!
Bir kez açıldı mı kapı
Durur benim de elbet dönme dolabım
                                            demez miydin?
 
Gitme
Biraz daha kal desem
Gözcü zamanı bekler bense gözcüyü
Yayını çekmiş besbelli, bırak kendime döneyim
Gitti bütün güzelliklerim
Çilelerim, sevinçlerim
Öğrencilerim, Seyda kardeşlerim
İşittim karşı tepelerden selam eder
Ğazzikli Hoca Mahmudum
Seraçorlu Molla Ahmedim
Üflenince ney sekran olur Baba Sa'dim
Ağlar halkımın göçebeliğine Ziverli Molla Ahmedim
Sürsürülü Halid efendim
H-ilm denizi Molla Bahrim
Yeter ki kurtulmak olsun gitmekliğim
Hoş sedayla dünyadan
Yeter ki kavuşmak olsun, Allah’tan utanmadan
                                                             demez miydin?
 
Güzeldin
Heybetliydin
Ondandır ki ölümü sana hiç yakıştıramazdım
Bilirdim gidersen iki menzil arası kalacaktım
Yarım kalacaktı dünyayla topaç oyunum
Penceremize beyaz kuşlar konmayacaktı
Gitme n'olur kal deyişim ondandır
Babaaa!
Sensiz dünya çok soğuk geçecek
Sensiz sirenler çok korkutacak
Bilirdim ve ağlardım
 
Gittin işte
Ardında
Bize kalan soğuk puslu bir Dünya…
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir