blank

Bir Aceminin İtirafları

blank

MEHMET ÇETİN
Bir Aceminin İtirafları
 
I
İtiraf ediyorum
Bir acemiyim ben evet
Tahmin ettiğinizden de acemi ve avare
 
Bildik bir hikayeyle doğmuşum kaderime
Acemi bir dünya doğmuş benimle
Ve tuhaf bir saat başlamış işlemeye
 
Ben ve dünya
Şu bildiğiniz eski ve yaşlı dünya
Acemileştik birbirimize baktıkça
Hayretle, her hayret karşısında
 
Evet bir acemiyim ben
En kolay aktığı yerlerde hayatın
Birbirine dolaşır ellerim ayaklarım
Hiç bir şeyi yapamam
Kıl çeker gibi tereyağından
Saman altından akmayı beceremez sularım
Her şeyi yüzüme gözüme bulaştırırım
 
Ay ışığına yakalanırım her vuslatta
Dere tepe kenara çekilir sakarlığımdan
Düz yollarda takılır düşerim gözler önünde
Keyifle seyrederim acemi aynalarda
Pırıl pırıl, çamura bulanmış yüzümü
Yaşlılar ve çocuklarla paylaşırım
Bir yüzüm kırışıklıklarıyla buluşur ihtiyar amcalarla
Bir yüzüm gergin pembeliğiyle çocuklarla
 
Her savaş benim tarihimde
Ve benim talihimde patlar
Savaş görmemiş bir kahraman gibi dikilirim
Yüzlerce savaş kazanmış cengaverlerin önüne
Hem kendi silahlarımla vurulurum belki binlerce kere
Hem usta savaşçıların silahlarıyla
Kullanılmış sargılarla sararım en taze yaralarımı
temiz ve bakir karanlıklarla
 
Kendi yurdum gibi dolaşırım avare ayaklarla
ıssız ve kalabalık diyarlarda
Giderim çağrıldığım her davete sevinçle
Ucunda en yaman tuzaklar olsa bile
Acemi rüzgarlarda savrulur en güzel isimlerim
Usta kentlere ve köylere düşer ismim, usta kasabalara
İnanılmaz potlar kırarım
en saygın göründüğüm yerlerde
En bilgiç insanların meclislerinde
Görülmemiş inciler dizerim
en kaba ipliklere
 
Bütün ustalar korkar acemiliğimden
Her zaman yenilmiştim halbuki onlara
Aynı olduğunu anlayamadılar hala
Bilmedikleri için acemi dilini
yenmenin de yenilmek olduğunu aynı zamanda
 
II
Evet bir acemiyim ben
Şeytandan kaçar gibi kaçtım ustalaşmaktan
Yine de kaçacağım
Ustalaşan yanımı koparıp atacağım nefretle köpeklere
Yüreğim kadar değerliyse de
 
Sizi şaşırtacak bu biliyorum
Hoşnudum acemiliğimden
İnanmadığınız her şeye inanırım ben
Sizin denizleriniz benim ayaklarımda tükenir
Ben gider yetim bir gözyaşında boğulurum
 
Siz öğündükçe meclislerde kadeh kadeh
Değirmende ağarttığım saçlarım size gülecek
siz acemi ölümlerle ölürken tek tek
Yaşar gibi ölmeyi dileyeceğim Tanrıdan
Bir yaprağın dalından düşüşü gibi
Geçer gibi bir odadan diğerine
Ölümü binlerce kez yaşamış bir usta gibi
Ve görür gibi gideceğim yeri
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir