EMİNE CUMA
Hayat Üzerine
Hayat, Arapça "canlı olma, yaşama, diri" anlamlarına gelmektedir.
Ve hayatta olmak birçok şeyi içinde barındırır. Açlık, susuzluk, savaş, zulüm, doğum ve ölüm… Baharda açan çiçekler olduğu gibi açmadan ezilen güller de bu konuya dâhildir. Başlangıç ve bitişin birbirine karıştığı zamanlar da öyle…
Ve hayatta olmak birçok şeyi içinde barındırır. Açlık, susuzluk, savaş, zulüm, doğum ve ölüm… Baharda açan çiçekler olduğu gibi açmadan ezilen güller de bu konuya dâhildir. Başlangıç ve bitişin birbirine karıştığı zamanlar da öyle…
Peki, nefes alıp veriyor olmamıza rağmen kaçımız yaşıyoruz? Hayatın içinde canlı ve diri olma vardır dedik. Bu canlılığı sadece biyolojik olarak mı düşünüyoruz? Yapıp ettiklerimizin nedenini ve amacını sorguluyor muyuz? Yoksa içimizden geldiği gibi nefsimizin götürdüğü yere gidip, nefsin fısıldadığı cümleleri mi terennüm ediyoruz?
İnsan A şehrinden B şehrine gidecek olsa dahi yolu, varacağı yeri, güzergâhı araştırmadan yola çıkmaz. Peki, hayat yolculuğumuzda tüm bunları neden önemsiz görüyoruz? Her canlının ölümü tadacağını, hayatın bir başlangıcının ve sonunun olduğunu bilip dururken kendi yolculuğumuz üzerine neden düşünmüyoruz? Bunun makul bir açıklaması olmalı. Çünkü kaybımız sonsuzluk âleminden bir bahçe. Bu nedenle akıllı kişinin her an kendini sîgaya çekmesi gerekir.
Ancak her şey de bizim elimizde ve irademizde sanılmasın. Hayatta kestiremediğimiz acı tatlı sürprizler de vardır. Girift bir bilmece gibi çözmesi zor sınavlar, eğri veya düz yollar… Gönüllere misafir gelen dostlar olduğu gibi, en zor anda terk edip can sıkanlar da mevcuttur. Misaller çoğaltılabilir. Hem konuşması ve yazması da kolay gelir insana. Peki, ya yaşaması?
Yaşarken geçmez sandığımız ânı ne yapacağız? Durmadan çarpan kalbi! Titreyen dizleri… Tüm bunlar olurken hâlâ hayatta gibi hissediyor muyuz, diri miyiz? Uyanık mıyız? Gelenin elbet geçeceğinin farkında mıyız?
Evet, sevgili okur. İnsan zahmette, zorlukta yaratılmıştır. Her günümüz aynı değildir. Aslolan ise bizim durduğumuz yerdir. Hayata direnmek de vardır, hayatı sevmeye çalışmak da. Aynanın sırlı yüzü gibidir bazen. Kendimizi anlamamıza vesile olur ama kendisi görünmez. Onu dayanılır kılansa cebimizde taşıdığımız umutlarımızdır. Güzel bakan gözlerimiz, güzel düşünen aklımızdır.
Kadiri Mutlak "ol" deyiverir ve olur. Bir anda… Ânı sakın küçük görme! Hayat da ölüm de bir anlıktır. Tıpkı nefes almak ve vermek gibi… Göz açıp kapamak gibi…
Asanatlar "şiirden sinemaya" 
