7. Boğaziçi Film Festivali

Açılış Filmi:
The Specials
 
7. Boğaziçi
Film Festivali
Başladı
 
Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği ve İstanbul Medya Akademisi iş birliğiyle düzenlenen, 7. Boğaziçi Film Festivali başladı.
 
7. Boğaziçi Film Festivali, Olivier Nakache ve Eric Toledano'nun yönetmenliğini yaptığı The Specials filmi ile açıldı.
 
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün desteğiyle hayata geçirilen festivalin açılış programı, Grand Pera Emek Sahnesinde gerçekleştirildi.
 
Gecede yönetmenler Vuslat Saraçoğlu, Sinan Sertel, Seyid Çolak, Nazif Tunç, yapımcı Hamit Kardaş ve pek çok sanatçı ve sinemasever yer aldı.
 
Festival Başkanı Ogün Şanlıer, yaptığı açılış konuşmasında, festivalde bu yıl da sinema dünyasının önemli isimlerini ağırlayacaklarını söyledi.
 
Şanlıer, festivale olan ilginin yoğun olmasında ötürü mutluluğunu dile getirdi.
 
"Buraya gelmeden önce aldığım bilgiye göre yaklaşık 6 salonumuzdaki film gösterimlerinin biletleri tükenmiş. Bu da dolulukların çok iyi seviyede olduğunu gösteriyor. Bundan ötürü de ayrıca mutlu olduk. Boğaziçi Film Festivali'ni daha da yukarılara taşımak ve ülkemizin farklı açılardan da kültür sanat dünyasına katkılar sunabilmesi adına Boğaziçi Kültür Sanat Vakfını kurmuş bulunmaktayız. Biz bir yandan film festivalini yaparken bir yandan da Hollywood'da Los Angeles Türk Filmleri Festivali'ni yapacağız. Kasım ayında olacak bu festival. Oradan dönüşte de vakfımızı sizlerle buluşturmuş olacağız."
 
7. yıla özel film seçkisi
 
Festivalin Artistik Direktörü Emrah Kılıç da sinemaseverlerin ilgisinin kendilerini heyecanlandırdığını dile getirdi.
 
Bu sene 7. yıla özel bir seçki oluşturduklarını söyleyen Kılıç, filmlerin içerisinde geçen 7 rakamına odaklandıklarını belirtti.
 
Brillante Ma Mendoza (solda)Kılıç, üç kült filmle böyle bir seçki oluşturduklarına işaret ederek, "7. yılımıza özel boğazın renklerini içine alan bir afişle çıktık bu yıl. Ayrıca yeni de bir sloganımız var. Bu yılki sloganımız 'İstanbul’un Festivali'. Çünkü kendisini İstanbul'la özdeşleştirmiş, daha da fazla özdeşleştirmek isteyen bir festivaliz. Birçok ünlü ismi ağırlıyoruz. Bunda İstanbul'un da payı var. İstanbul gibi bir marka sayesinde aslında böylesi büyük işleri gerçekleştirebiliyoruz. Ayrıca bu ilişki tabii ki karşılıklı. Biz de İstanbul'a bu vesileyle değer katmaya çabalıyoruz." dedi.
 
Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız ise Beyoğlu'nun sinemanın, kültürün ve sanatın kalbi olduğunu vurguladı. "Bundan sonra Beyoğlu'nda daha çok kültür ve sanat konuşulacak ve bu anlamda Boğaziçi Film Festivali'nin Beyoğlu'nda yapılmasını önemsiyoruz." dedi.
 
"Hikâyelerimiz bizi bir araya getiriyor"
 
Konuşmaların ardından Festival Başkanı Şanlıer, Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı, Filipinli yönetmen Brillante Ma Mendoza'ya "Onur Ödülü" takdim etti.
 
Mendoza, ödül konuşmasında Türk filmleri ve Türk film yapımcılarının dünya çapında bir üne sahip olduğuna değindi. "Burada bulunmaktan ve bu onur ödülünü almaktan dolayı çok gurur duyuyorum. Dünyanın çok uzak bir yerinden ve farklı bir kültüründen buraya geliyorum fakat biliyorum ki sinema bizi bir araya getiriyor. Hikâyelerimiz bizi bir araya getiriyor. Çünkü sinemanın sanatsal yönü insanları bir araya getiriyor." dedi.
 
Etkinlikte, 7. Boğaziçi Film Festivali’nin tanıtım filmi ile Sarıyer, Üsküdar ve Beykoz belediye başkanlarının görüntülü mesajları da paylaşıldı.
 
Yerli ve yabancı 83 filmi sinemaseverlerle buluşturacak "7. Boğaziçi Film Festivali", 25 Ekim'de sona erecek.
 
Açılış filmi "The Specials"
 
Açılış etkinliğinin ardından Olivier Nakache ve Eric Toledano'nun yönetmenliğini yaptığı, başrolünde Vincent Cassel'in yer aldığı "The Specials" filmi Türkiye'de ilk kez gösterildi.
 
Senaryosunda Eric Toledano ve Olivier Nakache imzası bulunan filmin yapımcılığını Nicolas Duval Adassovsky üstleniyor.
 
Antoine Sanier'in görüntü yönetmenliğinde çekilen "The Specials"ın konusu şöyle:
 
"Bruno ile Malik, yirmi yıldır farklı bir dünyada yaşamaktadır, otizmli çocuklar ve gençlerin dünyasında. Civciv Yuvası ve Sığınak isimli sivil toplum kuruluşlarını yöneten iki arkadaş, alt kesimlerden gelen gençleri, diğer tüm kurumların ilgilenmeyi reddettiği olağanüstü hallerde bakıcılık yapacak şekilde yetiştirirler. Bu sıra dışı iki adamın, dışarıdan kolay kolay anlaşılmayacak, istisnai bir ortaklığı vardır."
 
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir