blank

Yolcu Dergisinin 80. Yürüyüşü

YOLCU-dergisi-80.-sayı-kapak"Allahuekber:
Gerisi Yalan Dünya"
 
Yolcu Dergisinin 80. Sayısında:
Ömer İdris Akdin, Mustafa Uçurum,
Mustafa Yıldız, Müştehir Karakaya,
Mehmet Aycı, Mustafa Everdi,
Fadıl Karlıdağ, Faik Öcal, Özcan Ünlü,
Salim Nacar, Dursun Ali Sazkaya,
Y. Türker Demirbaş, Hamza Çelenk,
Rıza Kemal G., Ümit Evran, Bilal Can,
Banu Özbek, Galip Önlü, Berat Bıyıklı,
R. Hacı Ahmet, Meryem Dalğıç,
Sema Bayar, Naman Bakaç,
Hürmet Fulya Akız, Aziz Savaş,
Şahin Eroğlu, Selçuk Küpçük,
İbrahim Yolalan, Hüdanur Ulutürk
 
Ömer İdris Akdin 'Seyir Defteri'nde Yazdı:
"Uzakta kurbağa sesleri… Ilık akşam yeli aramızda dolaşıp duruyor. Köşedeki genç başını kaldırıp konuşuyor. Garip bir şeyler oluyor, diyor heyecanla. "Boğaziçi Köprüsü'ne tanklar çıkmış!" İzzet, bu durumu yeni bir komplo teorisiyle açıklamaya çalışırken, Yılmaz söze giriyor, "hayır" diyor; " köprüye çıkan arkadaşlar bunun bir darbe girişimi olduğunu söylüyor." Darbe mi? Nasıl yani? Şu bildiğimiz darbelerden mi? Mutfağa gidip gelen Cihat "sanırım böyle bir durum var, Ankara da hareketli" diye konuşuyor. Uzakta kurbağa sesleri nefesimizde kuymak kokusu. Gökyüzüne bakıyorum. Derginin sosyal medya adresinden bir mesaj yayınlıyorum ilkin: "Açık ve net ilan ediyoruz: Ülkemize girişilen Amerikan menşeli paralel saldırıya karşı Özgür İrade'nin yanında direneceğiz!" Saat yirmiüçü hafif geçiyordu."
 
Mecmuanın Orta Yeri: Ahmet Usta Mehmet Aycı'yı Konuşturdu:
Amerika’nın Sonu Gelecek Kardeşlerim, Biz Türkler Kendimizi Biliyoruz; Kapitalizmin Canı Cehenneme!
"Dünya acılar yurdu. O on beş asrı on beş asır daha geri sarın bu acılar yine vardı. Yine var olacak. Maalesef olacak. Kardeşimizi öldürdük. Habil’i yani. Habil’i öldürme tıynetinde olan insanlık var olduğu günden bu yana çocuk öldürüyor. Çocuk ölüleri koleksiyoncusu medeniyetler mezarlığı yeryüzü. Çocuklar öldü, çocuklar ölüyor, çocuklar ölmesin demenin bir dilsel karşılığı var elbette. Bu sözden daha değerlisi şu: Bir yetim besliyor musunuz evinizde yahut babaları ve ağabeyleri diri diri toprağa gömülmüş bir aileye bakıyor musunuz üç beş arkadaş aranızda harçlık toplayıp. Şiiri yazılıyor zaten, şiirini yazdım işim bitti, oh ne steril alan, hepimiz şiirini yazalım, çocuklar ölmeye devam etsin."
 
Mustafa Everdi; Anonim Kahramanlıklar Üzerine Yazdı:
" İngilizlerin Magna Carta’sı, Fransızların Bastille kalkışması, Amerika’nın Bağımsızlık Bildirisi varsa Türkiye’nin 15 Temmuz ve Yenikapı toplaşması var artık. Tarihsel deneyimlerle varoluşa dair tehdidin ve tehlikenin büyüklüğü karşısında ahdini yenileme idrakine dönüşmüştür bu süreç. Birlik ve beraberlik her şeye rağmen revaçtadır millet nezdinde. Milletlerin büyük atılımı, kendini güvensiz hissettiği zamanlarda başlar."
 
Dursun Ali Sazkaya; İhanet Ve Sonrası Üzerinde Durdu:
" Türkiye’deki İslamcı hareketin siyasi hayatında bazı cemaat darbeleri yakın geçmişimizde görüldüğü halde benzer davranışları tekrarlamak ne acıdır. Örneğin Refah Partisini ele geçirmek üzere yapılmış bir İskenderpaşa cemaati darbesini ne çabuk unuttuk. Bunca olumsuz deneyimler dururken neden hala siyasetin sırtından cemaatleri devlete taşıdığımızı anlamakta güçlük çekiyorum. Müspettir, sağlamdır, dini bütün bir dava adamıdır diyerek devlet mekanizmasını cemaatin kollektif hafızasına açmak aymazlık değilse nedir?"
 
Yılmaz Türker Demirbaş; Kendini Yeniden Kurmaya Çağırdı:
" O gece Anadolu'nun küresel kuşatmaya karşı bir cephe olduğunu idrak eden herkes ülkenin her karışını evi belledi. Yozgat, Hakkâri, Elazığ, İzmir, Ordu, Van, Erzincan, Dersim. Bir taşla iki kuşu vurmasınlar diye üleştiğimiz çabalar, verilen kavgada incinen omuzlara merhemsi koşturmalar. Ülkücü Hareket biliyor ki Pehlivanoğlu rahat, Ahmet Kerse, Ali Bülent Orkan huzur içre. Alperenler biliyor ki Muhsin Başkan'ın ne gözü arkada ne de kanı yerde kalmadı. Milli Görüş biliyor ki ırkçı siyonizm kaybetti. İbda biliyor ki pazarlıksız Allah ve Resulü diyenler felaha kavuştu. Vicdan ehli biliyor ki Roboski davası adalet buluyor. Hrant Dink suikasti faili meçhullerle örtbas edilmeyecek. Yasin Börü ve arkadaşları şad olsun, maskeli katilleri halk adalete teslim etti."
 
Banu Özbek; Into The Wıld Filmi Üzerinden İnsanlığa Ses Verdi:
" İnsanın doğaya, natürale ilgisinin 21. y.y.da daha da ön plana çıkması turbo kapitalizmle yenişemeyeceğini anlayan insanın kaçma/saklanma teşebbüsü mü yoksa tanrıdan önceki son durak mı acaba? Bu sorunun cevabını sanırım hayatla sınavımız ve unuttuklarımızı yeniden hatırlama gayretimiz verecek. Christopher”a gelince bunları sınayacak mühlete kavuşamasa da farkına varışın tebessümünü hediye ederek ayrılacaktır aramızdan. Tıpkı çağdaşı ve mensup olduğu uygarlığın diğer cesur yüreği Rachel Corrie gibi."
 
Aziz Savaş; Mustafa Kutlu'dan Mülhem İçimizdeki Yolsulluğa Değindi:
"Hülâsa, biz Müslümanların bugün içerisine girdiğimiz çıkmazın asıl sebebi, Mustafa Kutlu'nun bir kitabının isminden mülhem olarak içimizdeki bu yoksulluktur. Dolayısıyla problem, büyük, esaslı ve ontolojik bir problemdir. Öyle bugünden yarına halledilecek bir problem değildir. Öncelikle, aydın ve ulemadan başlayacak köklü ve esaslı bir iç dönüşüm ve tekâmül gerektir. Sağlam ve kâmil ruh ve kişiliklerin münevver bir akıl ile buluşmasını gerektirecek uzun erimli bir iştir. Kısacası, gerçek anlamda usta, sanatkâr, üstat, hekim ve ariflere ihtiyacımız var."
 
Selçuk Küpçük, 'Göç Defteri' Kitabını İbrahim Yolalan İle Konuştu:
" Kara budun bu ülkede toprakla ünsiyeti olan insanlardır. Kara kaplı kitaba şartsız inanan, kitabın içindekileri sorgulamayan insanlardır. İktidarları oluşturan ama iktidar olamayan, devletle meselesi olmayan,  devlete karşı boynu kıldan ince insanlardır kara budun.  Muteber ve mutedil insanlardır. O insanlar ki; Yüce kitabı anlamadan dinlerler. Kutsal bir ezgidir okunuşu onlar için. Dinlerken gözleri dolar çok zaman… Adalet üzeredirler ve adalet isterler her işte. Mahcupturlar ve yanlışlarını bilirler. Düzelmek, doğru yolu bulmak için destek ararlar bu ülkenin okumuşlarından."
 
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir