Güvercin Hırsızları Filmi Sinemalarda

Yönetmen
Osman Nail Doğan'ın
Güvercin Hırsızları
Filmi Sinemalarda
 
Yönetmen Osman Nail Doğan’ın Güvercin Hırsızları filmi sinemalarda.
 
Güvercin Hırsızları filmi 31 Mayıs 2019 Cuma gününden (bugünden) itibaren sinemalarda.
 
Anadolu'nun bir köyünde iyi niyetli iki kafadar "güvercin hırsızı" Mahmut ve İsmail'in başından geçen türlü olayları konu alan film, "taşrada bir fedakârlık hikâyesi" anlatıyor.
 
TRT'nin de ortak olduğu filmin yapımcılığını Sinan Sertel ve Turgay Şahin üstlenmiş. Görüntü yönetmenliğinde "Dağ 2" filminden tanınan Mehmet Başaran imzası var.
 
Müziklerini Ali Saran'ın yaptığı "Güvercin Hırsızları"nda Seyit Nizam Yılmaz, Mert Buğra Tataroğlu, Kutay Sandıkçı, Gökhan Yıkılkan ve Burçin Sezen başrolleri paylaşıyor.
 
Senaryosu yönetmen Osman Nail Doğan ile kardeşi Samet Doğan tarafından yazılan film, yönetmenin deyimiyle "İçeriden bir göz ile onların hayatına müdahale etmeden" içleri ısıtacak bir hikâyeyi seyirciyle buluşturmayı hedefliyor.
 
Güvercin Hırsızları
Filminin İlk Gösterimi
24. Saraybosna Film
Festivali’nde Yapıldı
 
Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'daki Tarihi Ulusal Tiyatro'da düzenlenen gösterime, yönetmen Doğan'ın yanı sıra film ekibi ve çok sayıda Saraybosnalı sinemasever katıldı.
 
Saraybosna Film Festivali'nin ana kategorisinde yarışan film, izleyicilerden büyük beğeni topladı.
 
"Çocukluğuma dair bir şeyler yapmak istedim"
 
Festivalde konuşan Doğan, film çekmenin hayalini hep kurduğunu söyledi: "Çocukluğuma dair bir şeyler yapmak istedim. Güvercin Hırsızları, tam anlamıyla bir yaşam tarzını anlatıyor. Bu yarı gerçekçi yarı kurmaca bir hikâye" dedi.
 
Doğan; film anne ve babasını kaybetmiş, güvercinlerin dünyasında yaşayan Mahmut karakterinin fedakârlık hikâyesini anlatıyor dedi. Doğan, filmde Mahmut'un kaybolan bir güvercin üzerinden tanıştığı İsmail ile başlarından geçenleri konu aldığını söyledi.
 
Doğan, senaryonun kendi yaşamından izler de taşıdığını belirtti. "Zaten ister istemez ilk filmini yapacak bir yönetmen çocukluğuna gitmek zorunda. Çünkü insanın biriktirdiği hikâyeler orada. İnsanların birbirlerine olan sevgisi, saygısı, gördüğüm her şey orada. Benim yapmaya çalıştığım şey, o insanların hayatına kurgusal anlamda müdahale etmeden bir şeyler ortaya koymaya çalışmaktı." dedi.
 
Doğan, taşrada çekilen filmlerin şehirli bir bakış açısıyla yapıldığını söyledi. Kendisinin Yozgat'ta doğup büyüdüğünü, bu yüzden orada yaşayanların davranışlarını, yediklerini, içtiklerini, kavga edişlerini, birbirlerine küsüşlerini, birbirlerine nasıl güvendiklerini ve bütün insani duygularını yakından bildiğini dile getirdi.
 
"Hikâyenin masumiyetini koruyabilmek her şeyden önemli"
 
Doğan, filmin ana karakterleri de dahil oyuncuların çoğunun daha önce oyunculuk tecrübesi olmadığını belirtti. Ancak yaşları küçük olmasına rağmen oyuncuların filmde iyi bir performans sergilediğini söyledi.
 
Doğan, güvercin besleyen küçük kardeşinin sette "güvercin koçluğu" görevini üstlendiğini söyledi. Filmdeki en genç karakterin 8 yaşındaki İsmail, en yaşlısının da 78 yaşındaki Yozgatlı "Osman Amca" olduğunu belirtti.
 
Festival filmlerinde siyasi bir içerik barındırma zorunluluğunun hissedildiğini dile getiren Doğan, "Ben de ilk filmi çalışırken bu telkinleri çok almıştım. Temiz bir hikâye anlatmak, o hikâyenin masumiyetini koruyabilmek bence her şeyden önemli. Bu festivalde olmamızın sebebi de bence bu samimiyetle ilgili bir durum." diye konuştu.
 
Doğan, bir yazarın "Rüya gören herkes film çekebilir" dediğini anımsattı. Yarışan diğer yönetmenlerin kendisinden yaşça büyük olduğuna işaret etti. "Bu açıdan baktığımızda benim yaşımdaki arkadaşlar hiç korkmasınlar. Cesur olmaları gerekiyor. Fikirleri olması gerekiyor. Tutkuları olması gerekiyor. Bir insan istiyorsa her şeyi yapabilir, ben buna inanıyorum." dedi.
 
Filmin Konusu
 
Güvercin Hırsızları, çaldığı güvercinler ile arkadaşının hayalini gerçekleştirmeye çalışan genç bir delikanlının hikâyesini anlatıyor. Mahmut, yaşlı babası ile birlikte Yozgat’ın bir ilçesinde yaşayan genç bir delikanlıdır. Büyük şehirlerin gürültüsünden, kaosundan yoksun olan ilçede herkesin tek uğraşı güvercinlerdir. İlçe sakinleri zamanlarının çocuğunu güvercinleri ile ilgilenip, onları beslemekle geçirir. Güvercinlerin güzelliği ve yetenekleri ile ilgilenen ahali, onları neredeyse bir araba fiyatına satmaya başlar. Güvercinleri çok seven ve geceleri arkadaşları ile birlikte güzel bulduğu güvercinleri çalan Mahmut’un en büyük hayali en iyi güvercinlere sahip olmaktır. Bir gün bir güvercininin kaçması Mahmut’un hayatını hiç beklenmedik bir şekilde değiştirir. Mahmut, güvercinini bir evin çatısına yuva yapmış olarak bulur. Bu sayede evin 8 yaşındaki oğlu İsmail ile tanışan Mahmut, artık güvercinleri yeni arkadaşının hayallerini gerçekleştirebilmek için çalar.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir