EMİNE CUMA
Ben Bilirim, Ben Bilirim (!)
Sosyal medyada her konuda fikir beyan eden kişilere sizler de rastlamışsınızdır. Konuya tam anlamıyla hâkim olmadan tarih anlatanı mı ararsınız, Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle demiştir diye kendini haklı çıkarmaya çalışanı mı? Bir psikolog İslami ilimler hakkında rahatça konuşabiliyor… Bir mühendis tıp alanının detay konuları hakkında toplumun yanlış anlayacağı bilgiler verebiliyor. Siyasi görüşünü tarihi belgeler varmış algısıyla yalan yanlış anlatan da var, halkın kafasını karıştırmak için ayetleri hadisleri saptıran da…
Şüphesiz örnekler çoğaltılabilir. Asıl soru şu: Neden böyle davranıyoruz? “Bilmiyorum” demek çok mu zor geliyor? Tabi ki art niyetli olarak bunu yapanlar ayrı. Ancak iyi bir şey yaptığını zannederek ve müthiş bir özgüvenle böyle davranana ne demeli! Özellikle de kendi alanımız dışındaki konularda daha özenli ve dikkatli olmamız gerekmez mi? Kendini bilen yetişkin bir kişinin sınırlarını bilmesi, haddini aşmaktan çekinmesi gerekmez mi? Hele de ahirette hesap vereceğine inananların kılı kırk yararak konuşması, hadisleri ve ayetleri alelade söylemlerine alet etmekten imtina etmesi gerekmez mi?
Demek ki kendimizden bîhaberiz dostlar… Ne nefsimizi ne insanı ne Rabbimizi ne de okuduğumuzu anlayabilmişiz. Koca koca süslü cümlelerin altında ezilmiş ruhlarımızla çaresizce kıvranıyoruz. Her şeyi bilmek gibi bir zorunluluğumuz yok. Her soruya cevap da veremeyiz. Vermeyelim de zaten. Hele de diğer bir alanın uzmanlık gerektiren detay konularını ulu orta yaymayalım.
İşin vahim bir diğer boyutu da, asılsız bilgiler ve algı operasyonları öylesine büyüdü ki kimse duyduğuna inanamaz hale geldi. Bir de yapay zekâ tarafından üretilen içerikler çıktı. Birkaç doğru söze afili söylemlerle yalanlar katılarak oluşturulan içeriklerle kafamız karışmakta; doğruyu eğri, yanlışı doğru görmemize sebep olabilmektedir. Yerleşen ve kanıksanan bir görüşü değiştirmenin ve düzeltmenin zorluğu da göz önünde tutulursa yapılan kötülüğün boyutu belki daha iyi anlaşılabilir.
Tüm bu bilgi kirliliğinden uzak durmanın en güzel yolu belki de Efendimiz (s.a.v)’in duasında istediği gibi, “Fayda vermeyen ilimden Allah’a sığınmaktadır.” İşimize yaramayacak, günlük hayatımıza katkı sağlamayacak, bugünümüzü dünümüzden iyi ve anlamlı kılmayacak bilgileri taşımanın kime ne gibi bir faydası olabilir ki?
Asanatlar "şiirden sinemaya" 
