Bülent Akyürek Vefat Etti

Fikir ve Sanat
Dünyasının
Başı Sağolsun
 
Usta Yazar
Bülent Akyürek
Vefat Etti
 
‘İçinizdeki Öküze Oha Deyin’ ve ‘Yılgın Türkler’ kitaplarıyla tanınan fikir ve sanat insanı, usta yazar Bülent Akyürek vefat etti
 
Yazarlık hayatı boyunca 42 yılda çok sayıda kitap kaleme alan edebiyat dünyasının özgün ismi, fikir ve sanat insanı, yazar Bülent Akyürek 57 yaşında vefat etti Bülent Akyürek, bir süredir kanser tedavisi görüyordu.
 
 
Bülent Akyürek; 1969 yılında Elazığ’da dünyaya geldi. 1985 yılında Ankara’ya yerleşti. Liseyi yarıda bırakan yazar; garsonluk, lokantacılık, dergicilik, fabrika işçiliği gibi çeşitli işlerde çalıştı. On yedi yaşından itibaren romanları yayımlanan Akyürek, çeşitli dergiler çıkardı.
 
Eserleri Ustura, A’raf, Fesat, Sanal Ördek, Aksak Kurbağa, Son Duvar gibi dergilerde çıktı.
 
 
İtin Biri adlı romanı 1997 yılında tiyatroya uyarlanarak “Nihayet Tiyatro” grubunda sahnelendi.
 
Yaşamında önemli bir dönüm noktası olan 35 yaşından sonra düşüncelerinde görülen değişimler eserlerine yansıdı. Zaman zaman çeşitli söyleşilere katılan yazar, hayatı boyunca yazmaya devam etti.
 
Bülent Akyürek'in eserleri genel anlamda romanları, anlatıları/denemeleri ve kişisel gelişim kitapları olmak üzere üç şekilde sınıflandırılabilir. İtin Biri, …Ve Tanrı Ağladı, Zamanın Efendisi, Yağmur Getiren Fırtına ve Cinnetim Cennetimdir yazarın romanlarıdır. Kadınlar Üzerine Ahmet Abi'nin Gözünden Kaçanlar, Çöldeki Penguen, Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır? Güzel ve Etkili Susma Sanatı adlı eserler yazarın anlatı/deneme tarzında kaleme aldığı kitaplarıdır. İçinizdeki Öküze Oha Deyin! Akyürek'in kişisel gelişim tarzındaki eseridir. Yazarın Yağmur Getiren Fırtına adlı eseri 1980 öncesine çocuk gözüyle bakan; aforizmalarla şiir dilinin iç içe geçtiği, itilmiş insanın öfkesiyle dolu, ironik bir marjinal edebiyat örneği sergilemektedir. Yazar, Cinnetim Cennetimdir adlı eserde şizofrenik bir arka planda kurgulanmış "yeraltı" edebiyatın örneğini sunmaktadır. Bülent Akyürek, çok sayıda baskısı yapılan İçinizdeki Öküze Oha Deyin! 'de kişisel gelişimi İslami kaynaklardan hareketle ele almıştır.
 
 
Eserleri
 
Çöldeki Penguen
İtin Biri
…Ve Tanrı Ağladı
Kadınlar Üzerine Ahmet Abi'nin Gözünden Kaçanlar  
Boş Laflar Antolojisi
Yılgın Türkler
Seviyordum Söyleyemedim
Zamanın Efendisi
İçinizdeki Öküze Oha Deyin!
Yağmur Getiren Fırtına
Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır?
Mavi Marmara Risalesi 
Güzel ve Etkili Susma Sanatı
Cinnetim Cennetimdir
Felsefeden Acil Çıkış
Satılık Adam
Geriye Doğru İleri
 
Bülent Akyürek Eylül 2025’de Yazı Serüvenini Anlatmıştı
 
Usta yazar Bülent Akyürek, Eylül 2025'de edebi çalışmalarını, yazarlık hayatı boyunca karşılaştığı zorlukları, 41 yıla ulaşan yazı serüvenini anlatmıştı:
 
"Zamanın Efendisi" adlı eserinin ardından piyasadan tamamen çekildiğini ve uzun süre kitap yayınlamadığını dile getiren Akyürek, "Biraz da hastalıklar ve başka şeyler oldu. Hem sektöre hem başka şeylere küskünlüklerim de oldu. Toplum da diyebiliriz, sektör de diyebiliriz. Hepsi dahil yani buna. Kendime de küslüğüm oldu, 80-90 milyonluk bir memlekette 3 bin-5 bin kitabın okununca seviniyorsun ya. Bu aslında çok üzücü bir durum. Yani gidiyorsun bazen 1-2 milyonluk bir ülkede, 50-100 bin kişi kitap okuyor ama bizde böyle durumlar. Tabii o da insanı yıpratıyor." demişti.
 
Akyürek, yıllarını verip de yazdığı kitabın daha çok okunmasını arzu ettiğini belirterek, "Yine tabii huylu huyundan vazgeçmez ya. 14 sene sonra tekrar kitapla geri dönmüş oldum. 24 yıllık bir kitap bu. Belki de bilmiyorum, dünyada belki tektir. 24 yılda yazılan bir roman olarak tektir. Daha önce Zamanın Efendisi diye bir romanım vardı. Bir gecede yazmıştım onu. Bu da 24 yıla yayılan bir roman oldu. Kendi üstümde deneyler yapıyorum. Bir gecede de yazılıyor, 25 yılda da yazılıyor. Bir ara boş bir kitap çıkarttım, 'Felsefeden Acil Çıkış' bir felsefe eleştirisiydi. Yani kendimi böyle deneylerden geçirdiğim oluyor. Bu da onlardan bir tanesi." demişti.
 
Usta yazar, son kitabına ilişkin "Satılık Adam, konforunu terk eden, doyabilen yani maişetini çok fazla düşünmeyen insanların, tüketimini durdurabilen insanların özgürleşebileceğini, kölelikten kurtulabileceğini anlatıyor. Dünyada en özgür insanlar kölelerdir. Tabii kitabın çok fazla katmanları var. Yani 30-40 kahramanlı, karakterli. Bir o kadar olaylı, bir o kadar hikayesi olan yan hikayeleri de var. Gül gibi açılan bir kurgu. Bir yeri açıyorsun yeni bir yaprak geliyor. Yeni bir hikâye, yeni bir kurgu geliyor." bilgilerini paylaşmıştı.
 
Tolstoy'un "Savaş ve Barış" adlı eserinde çok sayıda kahraman bulunduğunu ayrıca karakterlere ilişkin her detayın ayrıntılarıyla yer aldığını vurgulayan Akyürek, şu bilgileri vermişti:
 
"Dünya klasiklerinde böyle birçok kallavi kitap var. Ben de dedim ki denemekte fayda var. Neden bir dünya klasiği yazmayayım? Niye olmasın? En azından denemiş olurum. Sonuçta, sen zarar etmeyeceksin bundan. Ben zarar edeceğim. 25 yılı giden insan benim. Öyle olunca da tabii çok daha ciddiye aldım. İlk önceliğim şuydu, öyle bir çıta koyayım ki öyle yüksek bir çıta olsun ki Türkiye'de insanlar, okuyucular bir silkelensin. Ben de roman yazacağım diye önüne gelen kalemi eline almasın. Yani şu çıtayı bir görsün. Bu benim için de problem. Yeniden bir kitap yazacağım zaman, benim için de bir çıta. Daha önce bunu yazmıştım, şimdi bunu geçmek zorundayım. Kendime de bunu diyeceğim.
 
Kendimin de başkalarının da işini zorlaştıracağım. Yoksa, lakayt edebiyat türleri, lakayt hikayeler, lakayt romanlarla, 'Ben yazdım oldu'larla bir şey olmuyor. Ondan sonra şunu diyorsun, 'Toplum gelişmedi, insan gelişmedi. Okur niye böyle kaldı?' falan. Biz okura kızıyoruz ama yazarların bile çok az okuduğu bir ülkedeyiz. Dedim ki böyle bir iddiam olsun. Bunu becerebilirsem, becermiş olurum. Beceremezsem zaten ben yok olurum. Suç, hata benim olur, kimse de bir şey diyemez. 'Ben ettim, ben buldum.' derim. Ama becerirsek, en azından benden sonraki insanlar da işi ciddiye alacaklar."
 
Sıfır ve sonuncu bölümle birlikte 59 bölümden oluşan "Satılık Adam" kitabının hikayesine değinen Akyürek, "Aslında satılmayan adam bu, 40 gün boyunca çim yiyor. 'Buna alışırsam, çim yiyerek yaşamayı becerirsem, artık tüketim toplumundan kurtulurum, kimsenin kölesi olmam, maişet derdine düşmem. Kapitalizm de benimle uğraşamaz çünkü artık çim yiyorum. Ben kendi kendimin efendisi olabilirim.' diye yola çıkıyor. Aslında 'Satılamayan Adam' bu. Bağımsız adam ama konforunu, tüketimini düşürmüş. En minimal şekilde yaşayan bir adama dönüşmüş. Kitabın özü de biraz o. Fiyatı yok çünkü şu giderim var, bu giderim var, şu faturam var. Bunlar olmadığı için daha özgür bir adam. Yoksa insanın tabii ki oturup çim yiyecek hali yok ama roman olduğu için öyle kurguladım. 'Ben çimle beslenebiliyorum. Bu bana yeter.' dediği zaman da hiçbir efendisi olmuyor başında" demişti.
 
Yazarlık hayatı boyunca çok sayıda kitap kaleme aldığını aktaran usta yazar, "Bunca zaman ben 20-30 kitap yazdım. Elime kitaplarımı alıp da bu kitaplarımı alın ha falan demedim. İnsanlar buna şahittir. Koşturup da kitabımı alın kitabımı okuyun demedim. Ama şu an net olarak artık söylüyorum. Bu kitap hakikaten benim ömrümü yedi. Bütün ömrümü buna verdim. Kitap okuru için söylüyorum, okumayan adama zaten bir lafım yok. Ama iyi bir şey okumak istiyorlarsa 24-25 yıllık bir zamanda yazılmış sağlam bir roman okumak istiyorlarsa lütfen okusunlar, sahiplensinler, alsınlar. Çünkü benim de artık şu an bir motiveye ihtiyacım var. Yani ben bunun ümidiyle yaşadım. 25 sene kitabı yazayım, kitap bitsin, insanlar okusun, birileri beni eleştirsin. Benim de gözüme ışık gelsin. Yani o yüzden okunmasını isterim." diye konuşmuştu
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir