Anday Vefatının 17. Yılında Anılıyor

Anday Vefatının 17. Yılında AnılıyorŞair ve Yazar
Melih Cevdet Anday
Vefatının 17. Yılında 
Anılıyor
 
"Garip" şiir akımının son temsilcisi şair ve yazar Melih Cevdet Anday vefatının 17. yılında anılıyor.
 
Orhan Veli ve Oktay Rifat ile birlikte "Garip"şiir akımını başlatan Anday, "Rahatı Kaçan Ağaç" şiiriyle duygudan düşünceye yöneldi.
 
Melih Cevdet Anday; 13 Mart 1915'te dünyaya geldi. Ankara Gazi Lisesi'nden 1936'da mezun olan Anday'ın aynı yıl "Ukde" isimli şiiri Varlık Dergisi'nde yayımlandı.
 
Melih Cevdet Anday, lisenin ardından Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ne girdi ancak tamamlamadan ayrıldı.
 
Sosyoloji öğrenimi için 1938'de Belçika'ya giden şair, iki yıl sonra 2. Dünya Savaşı çıkınca yurda döndü.
 
Usta edebiyatçının şiirleri Ses, Yaprak, Yeditepe, Papirüs, Yeni Ufuklar, Yeni Dergi, Soyut, Ataç, Dönem, Yön adlı dergilerde yayınlandı.
 
Anday Vefatının 17. Yılında AnılıyorAnday ile lise arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifat "Garip Akımı"nı başlattı ve 1941'de "Garip" isimli şiir kitabını çıkardı. Veli ve Rifat ile aynı şiir çizgisinde yürüyen Anday, duygu bakımından arkadaşlarından ayrıldı.
 
Hasan Ali Yücel'in tavsiyesiyle Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü'ne memur olarak atandı. 1942'den itibaren Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğünde danışmanlık, Ankara İl Halk Kütüphanesi'nde memurluk ve çevirmenlik yaptı.
 
Daha sonra İstanbul'a yerleşen Anday, 1953-1954 arasında "Akşam" gazetesinde sayfa sekreteri olarak çalıştı. Gazetenin sanat-edebiyat sayfasını hazırladı.
 
Anday Vefatının 17. Yılında Anılıyor1958-1964 yıllarında Tercüman, Büyük Gazete ve Cumhuriyet gazetelerinde yazdı. İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü fonetik-diksiyon öğretmenliğine 1954'te başlayan Anday, 1977'de emekli oldu.
 
Melih Cevdet Anday, 1964-1969 yıllarında TRT Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundu. 1979'da ise UNESCO Genel Merkezi Kültür Müşaviri olarak Paris'e gitti.
 
İlk dönem şiirlerinde kısa üçlüklerde yaşama sevinci, savaş karşıtlığı ve aşk temalarını işledi. Anday, "Rahatı Kaçan Ağaç" şiiriyle duygudan düşünceye yöneldiği döneme geçti.  "Yan Yana" ve "Telgrafhane" şiirleriyle toplumcu şiire yöneldi. 1963'te kaleme aldığı "Kolları Bağlı Odysseus" ve "Ölümsüzlük Ardında Gılgamış" şiirleriyle ise mitolojik unsurlara ve tarihe yöneldi.
 
Roman ve şiir kitaplarının yanı sıra çok sayıda çeviriye de imza attı. Anday, eserlerinde kendi adı haricinde Yaşar Tellidede, Niyaz Niyazoğlu, A. Mecdi Velet, M. C. A., H. Mecdi Velet, Yaşar Tellidere, Gani Girgin, Zater, Yaşar Tellioğlu adlarını da kullandı.
 
Orhan Veli ve Oktay Rifat ile kaleme aldığı Garip adlı şiir kitabının dışında 1946'da "Rahatı Kaçan Ağaç", 1952'de “Telgrafhane”, 1956'da "Yanyana", 1962'de "Kolları Bağlı Odysseus", 1970'te “Göçebe Denizin Üstünde", 1975'te "Teknenin Ölümü", 1978'de "Sözcükler", 1981'de "Ölümsüzlük Ardında Gılgamış", 1984'de "Tanıdık Dünya", 1989'da "Güneşte", 1995'te ise "Yağmurun Altında" adlı şiir kitaplarını okuyucuyla buluşturdu.
 
Şiir ve roman çevirileri de yapan Anday, aralarında "Aylaklar", "Gizli Emir", "İsa'nın Güncesi", "Meryem Gibi " ve "Birbirimizi Anlayamayız" adlı romanlar ile "İçerdekiler", "Mikadonun Çöpleri", "Yarın Başka Koruda", "Dikkat Köpek Var", "Ölüler Konuşmak İster", "Müfettişler" ve "Ölümsüzler" adlı tiyatro oyunlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda esere imza attı.
 
Oyunları başta Devlet Tiyatrosu ve Şehir Tiyatroları olmak üzere çeşitli tiyatro grupları tarafından izleyiciyle buluşmayı sürdürüyor.
 
Melih Cevdet Anday, 1970'te TRT Roman Armağanı, 1973'te TDK Çeviri Ödülü, 1976'da Yeditepe Şiir Armağanı, 1978'de Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü, 1981'de İş Bankası Büyük Ödülü, 1984'te Enka Sanat Ödülleri, 1991'de TÜYAP Onur Ödülü, 2000'de ise Aydın Doğan Vakfı Şiir Ödülü'nün sahibi oldu.
 
Usta edebiyatçı 28 Kasım 2002'de İstanbul'da 87 yaşında yaşama veda etti.
 
Bir Melih Cevdet Anday şiiri
 
MELİH CEVDET ANDAY
Anı
 
Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu anılacak şey değil
Apansız geliyor aklıma
 
Neredeyse gün doğacaktı
Herkes gibi kalkacaktınız
Belki daha uykunuz da vardı
Geceniz geliyor aklıma
 
Sevdiğim çiçek adları gibi
Sevdiğim sokak adları gibi
Bütün sevdiklerimin adları gibi
Adınız geliyor aklıma
 
Rahat döşeklerin utanması bundan
Öpüşürken bu dalgınlık bundan
Tel örgünün deliğinde buluşan
Parmaklarınız geliyor aklıma
 
Nice aşklar arkadaşlıklar gördüm
Kahramanlıklar okudum tarihte
Çağımıza yakışan vakur, sade
Davranışınız geliyor aklıma
 
Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil unutulur şey değil
Çaresiz geliyor aklıma.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir