“Rengin Ölümü ve Yolcu”

Sohrap Sepehrî Şiirleri
Okan Alay çevirisiyle
 
“Rengin Ölümü ve Yolcu”
Kitabı Çıktı
 
İran’ın önemli çağdaş şairlerinden Sohrap Sepehrî’nin “Rengin Ölümü ve Yolcu” kitabı Okan Alay çevirisiyle Islık Yayınları’ndan çıktı.
 
OKAN ALAY
Kitaba, Şaire ve Çeviriye Dair
 
Çağdaş İran şiirinin Nîmâ Yûşic, Ahmed Şamlu, Furûğ Ferruhzad’la beraber en çok dikkat çeken şairlerden biridir Sohrâb Sepehrî. Sadece ülkesinde değil, başta aynı medeniyetin şubeleri olan bölge ülkeleri olmak üzere Doğu ve Batı ülkelerinin edebiyatında, şiirinde önemli izler bırakmıştır. Şiirleri Türkçenin de içinde yer aldığı pek çok dile çevrilmiştir.
 
Şair ve ressam duyarlılığı yanında Hindistan, Japonya, Fransa, İtalya, Yunanistan, Mısır gibi birçok ülkeyi görüp tanıması, oralarda kalarak farklı kültürleri tanıması sanatına ciddi katkılar sunmuştur.
 
Modern İran şiiri okumaları sırasında Nîmâ ve Füruğ’la beraber Sepehrî şiirini de özgün diliyle tanıma fırsatı buldum. Sepehrî’nin şiir dilinin naifliği, içreğindeki irfan ve lirizmin yanı sıra köklü gelenek üzerine inşa ettiği birikimi ve Mevlana’nın; “Ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım” deyişindeki gibi devinimi esas alan yenilikçi anlayışı beni derinden etkiledi. Bir şiirsever ve aynı zamanda bir şiir emekçisi olarak sesini ve tarzını kendime yakın bulduğum şairin kimi şiirlerini çevirmeye başladım, böylece hem onun şiir dünyasını daha yakından tanımış olacak, hem de onu çevrildiği dilin estetik bağlamında Türkçe okura kendi sesimle tanıtmış olmanın kıvancını yaşayacaktım.
 
Bu çerçevede şairin ilk şiir kitabı; “Rengê Merg” ve uzunca bir şiirden oluşan “Mosafer” adlı iki kitabını tematik bütünlük, estetik yakınlık ve şiirlerin özünde taşıdığı şair-ressam-gezgin duyarlılığıyla; “Rengin Ölümü ve Yolcu” başlığıyla bir kitap oylumunda bir araya getirip çevirdim. Tabii ki salt öznel beğeniyle seçilmiş bir isim değil Sepehrî, modern İran şiirinin kilometre taşı şairlerinden biri olarak bir başka dile çevrilmeyi çoktan hak etmiş biridir.
 
Sohrap Sepehrî (1928-1980) İran’ın önemli çağdaş şairlerinden biridir. Güzel Sanatlar Fakültesi’nin resim bölümünü bitirdi. Bir süre memurluk yaptı. Şiire ve resme olan ilgisi onu dönemin önemli şair ve ressamlarından biri kıldı. Bir yandan şiirleri yayınlanıp şiir dinletileri gerçekleştirilirken, öbür yandan da resimleri sergilendi.
 
İran’ın yenilikçi şairlerindendir. Şiirlerinde Doğu­nun mistik dünyası, mitolojisi ve irfanı kadar, Batı sanatı ve bilgi birikiminin de izleri, sürrealist ve natüralist akımların etkisi görül­mektedir. Birçok yurt dışı gezisinde bulundu. Hindistan, Japonya, Fransa, İtalya, Yunanistan, Mısır’da kaldı.
 
İlk şiir kitabı “Mergê Reng” (Rengin Ölümü) 1951 yılında yayın­landı. Özellikle “Sedayê Payê Ab” (Suyun Ayak Sesi) ve 1970 yılın­da yayınlanan “Hacmê Sebz” (Yeşil Yoğunluk) kitaplarıyla çağdaş İran şiirinde adından çokça söz ettirdi. 1977 yılında “Ma Hîç, Ma Nigâh” (Biz Hiç, Biz Bakış) adlı son şiir kitabını daha önce yayın­lanan yedi kitabıyla birlikte “Heşt Kitâb” (Sekiz kitap) adı altında kitaplaştırdı. Şiirleri birçok dile çevrildiği gibi birçok kez Türkçe­ye de çevrildi.
 
Sepehrî’nin şiirlerindeki ses uyumu, sözcüklerdeki musiki, ifadedeki derinlik, nesne ve kavramlar arasında kurduğu bağdaştırmalarla haklı ola­rak özgün ve güçlü bir şair olarak adından söz ettirmeyi başardı. Çağdaş İran şiirinin dünyaca tanınan önemli bir sesi olan şair, 21 Nisan 1980 tarihinde öldü.
 
Okan Alay; 1975’te Bingöl’de doğdu. 19 Mayıs Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Doktorasını ise “Türk Saz Şiirinde Yergi, İroni ve Mizah” adlı teziyle Halk Bilimi-Halk Edebiyat bilim dalında tamamladı.
 
Şiir, öykü, çeviri ve yazıları; Varlık, Virgül, Hece Öykü, Yom, Temrin, Agora, Hayal, Mühür, Şiiri Özlüyorum, Berfin Bahar, Beşparmak, Mor Taka, Taflan, Lamure, Yedi İklim, Kurgan, Keşke gibi dergilerde yayımlandı. Kürdçe ve Farsça çeviriler yaptı. Ayrıca çok sayıda akademik çalışma ve makalesi de çeşitli kongre, sempozyum ve hakemli dergilerde yayımlandı.
 
Şair, Beşparmak Dergisi 9. Şiir Ödülü’nde ikincilik ödülünü aldı (2004); Arkadaş Z. Özger 2004 Şiir Ödülü ve Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri 2005’te ise “Dikkate Değer” görüldü. Şiirleri çok sayıda şiir yıllığı ve antolojilerde yer aldı.
 
Halen, Hacettepe Üniversitesi’nde TÖMER (Türkçe ve Yabancı Dil öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi)’de doktor-öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.
 
Yayınlanmış Kitapları:
 
“Kültür Dünyamızda Bingöl”; araştırma-inceleme, (1. Basım, 1996 Meg Yay., 2. Basım 2006, Üniversite Yay.)
 “Suyun Gölgeye Karıştığı”; şiir, (1. b., 2005 Yom Yayınları, 2. Basım 2014 Hel Yay.)
 “Yanılgılar Evi”; Şiir, (2010, Yasakmeyve Yay.)
 “İçimdeki Uzak”; öykü, (2015, Hel Yayınları)
 “(H)iç Ses”; şiir, (2016, Hel Yayınları)
 “Çağdaş İran Şiirinin Öncü İsmi Nîmâ Yûşic: Senin Yolunu gözlüyorum”; çeviri şiir, (2017, Hel Yayınları)
 “Rengin Ölümü ve Yolcu”-Sohrap Sepehrî, çeviri şiir, Islık Yay., Haziran-2018, İst.
 
Rengin Ölümü ve Yolcu'dan bir bölüm:
 
Geçmek gerek,
Rüzgâr sesi geliyor, geçmek gerek.
Ve ben yolcuyum, ey daimî rüzgârlar!
Götürün beni yaprakların oluşum enginliğine
Kavuşturun beni suların tuzlu çocukluğuna
Ve ayakkabılarımı üzüm bedeninin gelişimine dek
Doldurun tevazûnun güzellik kımıltısıyla
Dakikalarımı tekrar eden güvercinlere dek
Zirveye çıkarın içgüdünün beyaz gökyüzünde
Ve varlığımın gerçekleşmesini ağacın kenarında
Kaybolmuş temiz bir ilişkiye dönüştürün
Ve yalnızlığın teneffüsünde
Çarpın bilinç kapılarımı
Salın beni o günün uçurtmasının peşine
Götürün beni yaşam boyutlarının halvetine
“Hiç”in mülâyim huzurunu
Gösterin bana.
 
______________________________________
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir