Hüsrev Hatemi Vefat Etti

Edebiyat Dünyasının
Başı Sağolsun
 
Şair ve Yazar
Hüsrev Hatemi
Vefat Etti
 
Ardında onlarca eser bırakan, Türk tıbbının da duayen isimlerinden olan usta edebiyatçı, şair ve yazar Hüsrev Hatemi vefat etti
 
88 yaşında vefat eden Hüsrev Hatemi'nin vefatını Dergâh Yayınları sosyal medya hesabından duyurdu:
 
"Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi, bu fani dünyaya veda etti. Ağabeyimiz, dostumuz, doktorumuz, dert ortağımız, yazarımızdı. Yüce Allah onu rahmet deryalarında ağırlasın, ailesine, meslektaşlarına, dostlarına, talebelerine sabırlar ihsan eylesin. Nice hastaya şifa, nice talebeye ilim, nice insana tebessüm, nice çiçeğe göz oldu. Yol gösterdikleri, elinden tuttukları, sohbetine mahrem ettikleri daha fazladır. Şimdi bunların hepsi onun ahiret yolculuğunda heybesinden taşıyor. 'İyi biliriz' Hatemi ağabey. Yolun açık, mekânın cennet olsun."
 
 
Sadece tıp fakültelerindeki binlerce öğrencinin hocası olmakla kalmayıp, yazdığı şiirler, denemeler ve kültür tarihimize ışık tutan eserleriyle "yaşayan bir çınar" olarak kabul edilen Hatemi'nin vefat haberi, bilim ve sanat dünyasını yasa boğdu.
 
Hüsrev Hatemi’nin vefat nedeni ile ilgili kamuoyuna detaylı bir açıklama yapılmadı. Ancak 2007 yılında, kendisi gibi iç hastalıkları uzmanı olan oğlu tarafından, kolon kanseri teşhisi konulmuştu.
 
 
Hüsrev Hatemi, 12 Aralık 1938’de İstanbul’da doğdu. Tam adı Hasan Hüsrev Hatemi’dir. Eğitimini İstanbul Atatürk Erkek Lisesi’nde tamamladı ve 1956 yılında mezun oldu. Ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1962’de bitirdi. Meslek hayatında adım adım ilerleyen Hatemi, 1966’da İç Hastalıkları Uzmanı, 1971’de Doçent, 1972’de Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı, 1978’de ise Profesör oldu. 2006 yılında emekli olduktan sonra bir süre Alman Hastanesi’nde görev yaptı. Hatemi, hekimliğinin yanında şiir ve denemeleriyle de tanındı. Birçok gazete ve dergide yazılar yayımladı ve tıp, kültür-sanat ile tarih alanlarında önemli eserler bıraktı.
 
 
İç hastalıkları uzmanı olarak akademik kariyerini sürdüren Hatemi, pek çok öğrenci yetiştirerek tıp eğitimine katkı sağladı. Hatemi, aynı zamanda şiirin yanı sıra deneme ve hatıra türlerinde eserler verdi ve yazılarında insan, hayat, ölüm, kader, inanç ve tasavvuf konularını işledi.
 
Hatemi, müzisyen Mürsel Işık'ın besteleriyle "Gün Akşamlıdır" adlı albümünde kendi şiirlerini seslendirdi. "Hüzünler Perisi", "Yol Sonunda Reddiye", "Aşık Garip Coğrafyası", "Ağustos Meali", "Bedahşan İli ve Yüreğim", "Grili Çocuk", "Ağıt", "Masallarda Kalan", "Postnişin ve Zamanın Sesleri" şiirleri albümde yer aldı.
 
Hüsrev Hatemi, 1988'de deneme eseri "Yozlaşmadan Uzlaşmak"la Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü'nü aldı ve 1994'te "Gün Akşamlıdır" adlı şiir kitabı ile aynı ödüle değer görüldü.
 
 
Türk edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle 2023 Necip Fazıl Saygı Ödülü'nü de alan Hatemi'nin imza attığı eserler arasında "Eski Kentte Bir Gece", "Akşam Gümrükçüleri", "Lodoscu", "Grili Çocuk", "Yozlaşmadan Uzlaşmak", "Hoşça Bak Zatına", "Çelebi Bizi Unutma", "Türkiye'den Çizgiler", "Çengelköy'de Bir Çeng", "Kimlik Kuyusu", "Gün Akşamlıdır", "Karton Kutudan Güfteler", "Kopuz ile Çeşte", "N'etti Bu Yunus N'etti", "Kuşlar ve Zaman", "Kelimeler Kitabı", "Ağustos Meali", "Gelin Tanış Olalım", "Ömür Süvarisi" ve "Şahsi Bir Cerrahpaşa Tarihi" yer alıyor.
 
 
Eserleri
 
Eski Kentte Bir Gece
Hareket Yay. / İstanbul
1968
Şiir
Akşam Gümrükçüleri
Hareket Yay. / İstanbul
1972
Şiir
Şiirler
Dergâh Yay. / İstanbul
1984
Şiir
Lodosçu
Dergâh Yay. / İstanbul
1987
Şiir
Yozlaşmadan Uzlaşmak
Dergâh Yay. / İstanbul
1988
Deneme
Grili Çocuk
Dergâh Yay. / İstanbul
1988
Şiir
Osmanlı İmparatorluğu'ndan Yeni Nizamların Cedreli
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Yay. / İstanbul
1988
Derleme
Hoşça Bak Zatına
İşaret Yay. / İstanbul
1988
Deneme
Çelebi, Bizi Unutma
İşaret Yay. / İstanbul
1989
Deneme
Bir Bilim Dili Mücadelesi ve Tanzimat
İşaret Yay. / İstanbul
1989
İnceleme
Bütün Şiirler
Dergâh Yay. / İstanbul
1990
Şiir
Türk Aydını : Dünü-Bugünü
İşaret Yay. / İstanbul
1991
Deneme
Gün Akşamlıdır
Dergâh Yay. / İstanbul
1994
Şiir
İstibdat-Meşrutiyet-Cumhuriyet Devirlerinde 80 Yıllık Hatıralarım
Arma Yay. / İstanbul
1994
Derleme
Çengelköy'de Bir Çeng
Arma Yay. / İstanbul
1996
Şiir
Baba Ben Druid miyem?
Arma Yay. / İstanbul
1996
Deneme
Kimlik Kuyusu
Arma Yay. / İstanbul
1997
Deneme
Darülfünun ve Darüşşifa
Dergâh Yay. / İstanbul
1998
Deneme
Aydın, Toplum ve Tarih
Dergâh Yay. / İstanbul
1998
Deneme
Eriyen Mumlar
Dergâh Yay. / İstanbul
1998
Deneme
Şiirler (1968-1990)
Dergâh Yay. / İstanbul
1999
Şiir
Şiirler (1990-2000)
Dergâh Yay. / İstanbul
2000
Şiir
Anıcak Ol Meclisi : Hatıralar
Dergâh Yay. / İstanbul
2001
Hatıra
Karton Kutudan Güfteler
Pan Yay. / İstanbul
2002
Hatıra
Kopuz ile Çeşte
Pan Yay. / İstanbul
2004
Deneme
N'etti Bu Yunus N'etti
Pan Yay. / İstanbul
2004
Deneme
Karakavak Şiirleri ve On Yıl Öncekiler
Dergâh Yay. / İstanbul
2005
Şiir
Göğe Giden Kervanlar : Mevlânâ'dan Deyişler
Dergâh Yay. / İstanbul
2006
Derleme
Anılar : Ömür Süvarisi
Dergah Yay. / İstanbul
2007
Hatıra
Dekorlar Kaldı Geride
Dergâh Yay / İstanbul
2008
Deneme
Hüsrev Hatemi'den Duyduklarımız
Dergâh Yay. / İstanbul
2008
Hatıra
Hüsrev Hatemi Kitabı: Hekim-İlim Adamı-Şair
Dergâh Yay. / İstanbul
2008
Biyografi
İl, Dil, Din Üzerine
Dergah Yay. / İstanbul
2010
Deneme
Hz. Mevlana'dan Rubailer : Vuslat Denizi
Sufi Kitap Yay. / İstanbul
2010
Çeviri
Nasıl Okudum
İşaret Yay. / İstanbul
2010
Derleme
Kişver : Son Şiirler, İlk şiirler
Dergâh Yay. / İstanbul
2011
Şiir
Özge Temaşa : Gerçek Hayat Dergisi Yazıları 2009-2011
Çağrı Yay. / İstanbul
2012
Deneme
Rubâiler / Ömer Hayyam
Çağrı Yay. / İstanbul
2012
Çeviri
Şiirler
Dergâh Yay. / İstanbul
2013
Şiir
Bilim Tarihi ve Kültür Yazıları
İşaret Yay. / İstanbul
2013
Deneme
Görüntüler ve Görüşler
Çağrı Yay. / İstanbul
2014
Deneme
Tapu Sicil Muhafızının Anıları : Zerrât-ı Tahattur
Dergah Yay. / İstanbul
2014
Hatıra
 
Bir HÜSREV HATEMİ Şiiri
 
HÜSREV HATEMİ
Bedahşan İli ve Yüreğim
 
Sen çık ve salın, gün akşamlıdır
Tükeniyor, yok oldu bile sevgi
Yazılsın tarihi ve sezilsin
Sonlanışı aşkın, artık o yok ki…
Öyleyse gülüm, neye yarar bilim;
Ezelden ölümün ettiği zulüm,
Granit kayalara kazılsın.
Umardık yüreğimizin yazıtları,
Yâni o kayalar, bir de kanımız,
Bir gün lâl olur Bedahşan’da.
 
Ah kuzu, bıçak hep senin boynuna
Kirlenmiş çöllerde şimdi Leylâ…
Teneke kutu ve çöpler yanında,
Yüreğimiz lâl olmaz asla.
 
Yeridir, bu yürek şimdi ezilsin,
Yazılsın tarihi ve sezilsin…
Bir zaman vardı, şimdi yok sevgi
Sen çık ve salın, şunu da bil ki,
Küskün gider gidenler yer altına
Nice gevher bedenler çürüdüler
Gevher canlar imiş, parlıyor hâlâ
Tek sahipli ve çok yüzlü bir tebessüm
Özlem ve buluşmalar hep onunla.
 
Ben kınanma hırkasını kendim giydim eğnime
 
Sağtöre kadehini taşa çaldım kime ne
Bu kimi ilgilendirir Beyefendi?
Çünkü nice beden, gevher misâli
Arzın sandukasına kondu.
 
Ah çık ve salın ki gün akşamlıdır
Dilim ise lâl olacak yakındır
Ama yüreğimin kanı ve kayalar,
Lâl olmayacak Bedahşan’da…
Of kuzu, bıçak hep senin boynuna
Sen çık ve salın, gün akşamlıdır.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir