blank

Korona Günlüğü (Öğretmenlere Mektup)

İSMAİL OKUTAN Korona Günlüğü (Öğretmenlere Mektup)

İSMAİL OKUTAN
Korona Günlüğü (Öğretmenlere Mektup)
 
Kıymetli öğretmenlerim, nasılsınız, iyi misiniz? Korona günleri denen zorunlu belki de gönüllü ev hapsi nasıl geçiyor? Umarım hepiniz iyisiniz. İyi olmanızı diliyor, sizin için dua ediyorum… Beni sorarsanız varlığımızın çiçeği olan çocuklardan ayrı düşmenin içime düşürdüğü hüzünden gayrı ben de gayet iyiyim.
 
Hayatımıza musallat olan bu virüs illetinden dolayı biraz üzgün ve yoğun olmakla birlikte kalbimin kıyılarına yorgunluğu asla yaklaştırmıyorum. Eğitime, öğretime ve öğrenciye, filhakika kaleme ve kelama dair olan her şeye gönlünü kaptırmış sizin gibi kıymetli insanlarla birlikte uzaktan da olsa kutsanmış bir davada, kutsal ve uzun soluklu bir yolda yürüyor olmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşıyorum. Gönüllü ev hapsi yaşadığım bu günlerde saçım sakalım birbirine karışmış olarak bu zamanı fırsata çevirerek bolca kitap okuyup bolca yazıyorum.
 
Okumak ve yazmak bilhassa eğitim ve öğretim dahası öğrenim Âdem (as)'den bu yana biz öğretmenlere emanet edilmiş bir davadır. Aynı şekilde Muhammed (as) den bize miras kalan kelimelerle yol almak, sürgün vermek, zamana çocuk çocuk kayıt düşmek üzere ibadet eder gibi gayrete ve aşka düşen siz kıymetli öğretmenlerimize en kalbi, en derin teşekkürlerimi yine, yeniden ve yepyeni bir duyuşla sunuyorum.
 
İnanıyorum ki hiçbiriniz yan gelip yatmadınız, yine okul varmış gibi çocukların en yakınında oldunuz, zaman ve mekân kavramını ortadan kaldırarak yine yetiştiniz çocukların imdadına, yine saçını okşadınız, yine gülümsediniz onlara uzaktan da olsa. Ve eminim ki rüyalarınızda her gece leylak çocuklar gördünüz, her gece çocuk gülücükleri gördünüz benim gibi.  İnanıyorum ki gecenin gözünde çocukların o parlayan masum bakışlarını gördünüz.
 
Çocuk sevgisiyle çarpan kalplerinize yön tayini yapmaktan, yaptığınız değerli çalışmaları verilen eğitim ile belirlenen müfredat ile sınırlamaktan imtina ettiğimi bilmenizi isterim.  Şu üç günlük hayatta sadece çocukça sevgilere, çocukça bakışlara, bu günlerde çokça özlediğim çocukların kalplerindeki safiyete ve samimiyete, henüz virüs girmemiş beyinlerindeki o saf, o tertemiz ve en güzel düşüncelere talip olduğumu bilmenizi istiyorum.
 
Korona denen bu virüs belasının, hayattan soyutlanmışlığın, sevdiklerimizden ayrılmış olmanın acısını en yalın biçimde içimize doldurduğu, evimizi gurbete çevirdiği bu günlerde benim rüyalarım çocuk sesleriyle şenleniyor, çocuk gülücükleriyle çiçekleniyor. Çünkü çocuklar benin hülyalarımın baş halkasını oluşturuyorlardı. Ve emin olun ki benim rüyalarım hülyalarımla dolup taşıyor bu günlerde. Size de aynı şey oluyor mu bilemiyorum ama inanıyorum ki mutlaka siz de öylesiniz. Korona değil bu can bedende, bu ruh bu vücutta oldukça çocuk sevgisinden hiç bir şey ayıramaz bizi. Çünkü çocuklar bizim varlığımızın gayesi, varlığımızın çiçeği, varlığımızın hedefidirler.
 
Sizi çok özledim, ey varlığımın çiçekleri. Kalbim sizinle atıyor daima. Ayrılık karşısındaki bu çaresizliğimiz de gösteriyor ki, siz olmadan hayat zindan oluyor bize.
 
Ey eğitim sevdalısı, ey çocuk aşığı öğretmenlerim, ey ağlayan bebeği için gece yarısı uykusunu bozup onu emziren anneler gibi her gün çocukları sevgiyle emziren, öğrencileri sevgiyle besleyen öğretmenlerim.
 
Uzaktan da olsa çocukları sevmeye, kuruyup solmasınlar diye her gün çiçek gibi sulamaya, şefkatle eğitmeye devam eden, eğitimi ve çocuğu aşk derecesinde seven sizlere şimdiden ve hassaten teşekkürlerimi sunuyorum. Uzaktan da olsa gülkurusu gülücükler toplanıyor yüzümüzde onları düşlediğimizde.
 
Hoş ve hoşnut kalınız. Hayatınızda kolaylık ve huzur diliyorum. Hayatınız aşk derecesinde sevgi ile dolsun. Selam ve dua ile Allaha emanet olunuz.
 
Korona Günlüğü (Öğretmenlere Mektup)

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir