blank

Ütüsüz Gömlek

beyza-hilal-nur

BEYZA HİLAL NUR DİNDAR
Ütüsüz Gömlek
 
bilmiyorum kaç kez yürüdüm Kurtuluş parkına…
kaç kez adımladım kaç kez nefes aldım?
kediseven sokağı hani Ulus’ta…
sadece ismi güzel olan bir sokaktı sadece.
güzel rüyalar yerlerini kabuslara buyur edince,
misafir koltuğuna oturan yabancı hüzünler
bir de hiç bilmediğimiz şarkıları çalan plaklar.
karanfil sokağında satılmak için,
saksılarında her gün açan papatyalar
kaçıncı falını bakıyor sevmiyor diye?
aşkın irtifa kaybedip yerlere düştüğü yerde
öpüp alnına koyan elleri çocuklar
 
yüksek binaların gecekonduları yadırgadığı sokaklar bilirim
tek katlı bir öksüzlük gibi yoksulluk…
severken adam gibi seven
delikanlı gibi yıkıla yıkıla
ellerinde teşbih sanki çentik atar geçen günlere
tütüne sarılan nefeslerdir
belki de ozon tabakasını delen efkar
 
ütüsüz bir gömlek, kalbi açık ameliyat
üniforma giymiş gibi resmi sözcükler
kaç kez sevebilir Ankara’yı bir kez seven
caddesinde hüzün varken
oyun havası çalan
ama çalarken de ağlayan
bir kez seven kaç sevmiştir Ankara’yı?
henüz boğulduğu yerde
havuz problemini çözememiş
matematiği belli ki zayıf
karne kırıklarından ziyade kalp kırıklarıyla dolu
Kızılay’da bir bekleyiş…
 
belki kaderimizi bir terzi yazıyorduk
bundandır hep çift dikiş atışımız
ve bundandır
Ankara’da bir kere sevmişliğimiz
bir kere sevmişliğimiz
sen başkentsin bilirsin
sen Ankara’nın birisin
biri…
 
 
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir