Yumurta

HARUN KAYA
Yumurta
 
Hacı Erdem Akbal’a
 
Her sabahı bayram olan her gün
Hiç hüzün vermedi yaşadığım günler
Bayramlık işliğimin eteğinden hiç
Tutmadı elemler
Masumdum, senin kadar masum
 
Seni ilkin
Mahalle tabircisi Topal Sultan Emete'nin
Asma çubuğuna nazîre parmaklarında
Münbit yarınlara gebe kalmış umut gibi
Gülümserken gördüm
 
Gülümse
Erbain yıllarıma eriştim
Seninle nice yokluk zamanlarımda yüzüm hiç
Ama hiç bir zaman
Kirli kireç, sarı saman rengine dönmedi
Seni hiç bir vakit unutmadım ben
Bundandır her sabah
Çatlatıyor olmam gövdeni
 
Ben ki Melendizliyim adem!
Karamelendizli…
Nasıl, nasıl unuturum seni
Yıllar yılı soğuk tenime ılık nefes oldun
Bunu bir ben bilirim bir sen
Ayazı kavi, karanlığı kesif
Rutubeti soluğuma yapışan
Kalbi taşlaşmış bu taş damlardan
Çekip alan beni sendin
Unutmadım seni
 
Şimdi çocuklarıma seni
Seni anlatıyorum her sabah
Arifsin diyorum ortada durana
Tanı diyorum, tanı da unutma
Sadece bakıyorum başta gelene
Anlıyor beni, susuyorum
Sona kalana her sabah seni yediriyorum
Arifane tecahülle dilsiz, dudaksız soruyorum:
Zamansız kırdığımızda bile
Gülümseyen nedir böyle?
Bir sana bakıyorlar bir bana
Gülümsüyorlar
Gülümse
Erbain yıllarıma eriştim
Seninle nice yokluk zamanlarımda yüzüm hiç
Ama hiç bir zaman
Kirli kireç, sarı saman rengine dönmedi
Seni hiç bir vakit unutmadım ben
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.