“Basit” Bir Dil Meselesi

İSMAİL GİRAY
“Basit” Bir Dil Meselesi
 
Geçenlerde bir sosyal medya paylaşımımda, “karı” kelimesinin geçtiği bir cümle kurmuştum. (“Karılarına günaydın demeyi bilmeyen insanlar…” şeklinde devam eden bir cümle.) Bunun üzerine; kelimelerin doğru ve yerinde kullanımı konusunda hassasiyet gösteren bir hanımefendi, böylesi bir kelime kullanmamdan rahatsızlık duyduğunu ve bana yakıştıramadığını ifade etti.
 
Kendisine hassasiyetinden dolayı teşekkür ettim ve aşağıda yer verdiğim açıklamaları yaptım:
 
Karı: Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce.
 
Koca: Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç.
 
TDK sözlüğünde bu iki sözcüğün manası bu!
 
Günlük yaşamda, hakaret, küçümseme amaçlı kullanan bir takım kimselerin ağzında sürekli kullanılmak suretiyle “argolaşmış” olması, "karı" kelimesini, itici, kulak tırmalayıcı bir hâle getirmiş olabilir. Fakat bu, kelimenin kötülüğünden değil; kelimeyi kullananların kötülüğünden kaynaklanır! Birileri, bu (manası gayet açık) kelimeyi, asıl ruhundan kopardı, argolaştırdı diye mülkiyetini onlara mı teslim etmek gerekir? Kullanmamak mı icap eder?
 
Hem karı kelimesi yakışıksız ise koca kelimesi de yakışıksızdır! İkisi de aynı anlama karşılık geliyor çünkü. Biri erkekleri vasıflandırıyor, diğeri kadınları. Ve de yaygın bir toplumsal rolü ifâde ediyorlar. Birçok yazar da edebiyatçı da kullanmış / kullanıyor bu kelimeyi. Biz kullanmışız, niye yakışıksız olsun? Hatta TDK sitesinde “karı” kelimesinin cümle içinde kullanımına Sait Faik’in şu cümlesi örnek veriliyor: “Eve varınca karım Fadime kapıyı açar.”
 
Demek ki kelimenin oluşunda hiç bir yakışıksızlık yok. Asıl yakışıksızlık, bu kelimeyi, hakaret amaçlı bir hitap şekli olarak diline dolayan yakışıksız tiplerde. Hal böyleyken bu kelimeyi asıl manasıyla kullanmaktan vazgeçmek, manasının değişmesine (küfür gibi algılanmasına) ve yanına yenilerinin eklenmesine izin vermek olacaktır.
 
Kelimenin kullanılışı konusunda bir ayrım gözetilecekse de eğer; bu, niyetlere göre olmalıdır. Mesela bana, “karı” kelimesini kullanmamdan dolayı sitemde bulunan hanımefendi, yukarıdaki açıklamamdan sonra "ben bir bayan olarak garipsedim" dedi.
 
Buradaki "bayan" kelimesinden de oldukça rahatsızlık duyan birçok kadın var oysaki. Bay'dan türediği için, kadını yok sayan, cinsiyetçi bir kelime olduğunu iddia ediyorlar ve de bu kelimeyi kullananlara çok fena kızıyorlar.  Peki, muhatabım, "bayan" kelimesini cinsiyetçi fikirlere sahip olduğu için mi kullanmıştı? Tabi ki hayır! Aklından bile geçmemişti eminim.
 
Demek ki bazı kelimeler, çağrıştırdıkları bazı manalar itibarıyla bazı insanlarda bir takım rahatsızlıklar uyandırabiliyor. Bu yüzden, basit bir çıkarımla; günlük konuşmalarımızda önemli olanın kelimeleri kullanışımızdaki niyetlerimiz olduğu sonucuna ulaşabiliriz.
 
Ya da olası yanlış anlaşılmaları tamamen ortadan kaldırmak ve niyet meselesini iyice anlaşılır kılmak için şöyle örneklendirebiliriz:
 
Kimileri, karısına, “karım” der ama asla "karı" muamelesi yapmaz!
 
Kimileri, kadına, "bayan" der; ama asla cinsiyetçilik düşüncesi taşımaz!
 
Dil konusu ne kadar da hassas ve “basit” değil mi?
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir